ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Yağışlı
EKSTRATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Aralık 2012 Çarşamba 12:22

"Kendi inşaatını denetliyor"


 İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Denizli Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hayri Ün, inşaatı yapan şirketlerin, aynı inşaatın denetiminde görev aldığını ifade ederek, "Böyle denetim olmaz. Bunun bir an önce değiştirilmesi gerekiyor." dedi. Yapı Denetim Kanunu ile ilgili değişikliklerin kısa sürede TBMM gündemine geleceğinin söylendiğini ifade eden Ün, 2001 yılında 19 ilde pilot uygulama olarak başlayan yapı denetiminin 2011 yılından itibaren Türkiye genelinde uygulanmaya başladığını ancak kanayan bir yarası olduğunu öne sürdü.

Ün, "Bu yara, yapı denetim şirketlerinin işvereninin, doğrudan işi yaptıran kişiler olmasıdır. Yani kişiler, kendi yapacakları inşaatın denetimi için görevlendirmektedir. Bu görünüşte iyi çalışabilecek sistem gibi algılanabilir. İşini iyi yapan veya yapmaya çalışan kişiler, daha iyi olması için yapı denetim firmalarından yardım her zaman almayı ister. Bu anlamda özellikle inşaat mühendisliğine uzak bir işveren tarafından yapılan binada, teknik bir elemanın denetiminin olması gayet doğal ve zorunludur." diye konuştu.

Denetimlerde daha iyi ve kaliteli teknik destek veren firmaların tercih edilmesinin beklendiğini belirten İMO Şube Başkanı Ün, “Uygulamada çoğu zaman bu durum oluşmamıştır. Yapı denetim firmaları, bazı işverenler tarafından inşaat sırasında gerekli evrakı tanzim eden kuruluşlar olarak görülmeye başlamıştır. Bunun üstüne de, ‘Senin paranı veren benim, istediğimi yapacaksın.’ şeklinde baskılar gündeme gelmiştir. Yapı denetim uygulamasındaki kanayan yara ve yakın bir gelecekte daha kötüye gitmesi olası durum da budur. Ne yazık ki yapı denetim firmalarıyla işverenler arasındaki bu ilişki düzenlemedikçe yapılacak diğer değişiklikler, probleme bir çözüm getiremeyecektir.” dedi.

TOKİ'nin inşaatlarında ihale müteahhide, denetimse müşavir bir firmaya verilerek doğrunun yapıldığını vurgulayan Hayri Ün, şunları kaydetti: “Ülkemizde yapı denetim konusunda iki uygulama mevcuttur. Birisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gözetiminde özel sektör, yani halkımız tarafından yapılan ve müteahhitlerin kendi denetimcilerini atadığı sistem. Diğeri ise TOKİ tarafından yapılan, müteahhitleri denetlemek üzere denetim firmasını TOKİ’nin belirlediği sistem. Eğer birinci sistem doğruysa, çok iyi ve problemsiz çalışacaksa TOKİ’nin müteahhitleri de kendi denetim firmalarını belirlesin ve fiyat konusunda kendileri pazarlık etsin. Böylelikle belki de işler daha uygun fiyata yaptırılmış olur.”

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER