ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL20°C
Hafif Sağanak Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 21 Mayıs 2013 Salı 10:52

TZOB: Üreticiler Süt Günü’ne buruk girdi


Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sanayiye verilen süt fiyatlarında belirsizliğin hala devam ettiğini, üreticilerin Dünya Süt Günü’ne buruk girdiğini belirtti.

21 Mayıs Dünya Süt Günü dolayısıyla açıklama yapan Şemsi Bayraktar, “Ulusal Süt Konseyi’nin, bölgelere göre maliyeti belirleyip ilan etmesi bir milattır ve sektörümüz açısından olumlu bir gelişmedir. Şimdi top sanayicidedir. Bindikleri dalı kesmesinler. Üreticilerimiz sanayiciden maliyetleri gözeten bir fiyat beklemektedir.” dedi.

Bayraktar, sütün faydalarını anlatmak, süt içme alışkanlığının kazandırılmasını ve süt tüketiminin artırılmasını sağlamak amacıyla Uluslararası Sütçülük Federasyonu'nun, 1956 yılında aldığı karar gereği, her yıl 21 Mayıs gününün federasyona üye tüm ülkelerle birlikte Türkiye'de de 'Dünya Süt Günü' olarak kutlandığını hatırlattı.

Sütün, sadece bebeklikte değil, insan yaşamının her evresinde tüketilmesi gereken bir besin olduğunun altını çizen Bayraktar, düzenli süt tüketimi alışkanlığının, bebeklikten yaşlılığa, bireyin zihinsel ve fiziksel gelişimine, vücudunun güçlenmesine ve sağlığının korunmasına çok ciddi oranda katkı sağladığını vurguladı.

Bayraktar, bütün faydalarına rağmen, ne yazık ki Türkiye'de içme sütü tüketim alışkanlığının yaygın olmadığını belirterek, “Bu doğrultuda yapılan araştırmalar, Türk halkında içme sütü tüketiminin su, çay ve gazlı içeceklerden sonra 4. sırayı aldığını göstermektedir. Gelişmiş ülkelerdeki içme sütü tüketim rakamları ülkemizle karşılaştırıldığında, içme sütü tüketimimizin gelişmiş ülkelerle kıyaslanamayacak derecede düşük olduğu görülmektedir.” diye ifade etti.

“OKUL SÜTÜ PROJESİ DEVAM ETMELİ”

Şemsi Bayraktar, dünyada birçok ülkenin içme sütü tüketimi alışkanlığı sağlamak için özendirici ve teşvik edici okul sütü programlarına başvurduğuna dikkati çekerek, mevcut verilere göre 60’dan fazla ülkede okul sütü programlarının uygulandığı bilgisini verdi. Bayraktar, şöyle devam etti: “Okul Sütü Projesi birçok açıdan önemli bir uygulamadır. Süt ürünleriyle de desteklenerek bu uygulama devam etmelidir. Uygulamanın peynir, yoğurt gibi süt ürünleri ile çeşitlendirilmesine ve mutlaka yasal bir zemine oturtulması gerektiğine inanıyoruz. Böylece, bu programların uygulandığı ülkelerdeki gibi sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi devlet garantisine alınmış olacaktır.”

“SÜT, HAYVANCILIĞIN LOKOMOTİFİDİR”

Sütün, insanların sağlıklı geleceği için önemi yanında hayvancılık sektörünün de en önemli lokomotif ürünü olduğunu bildiren Bayraktar, “Bilhassa büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi, gelişmesi, ancak sütün istikrarlı, yeterli ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkündür. Söz konusu şartlara haiz bir pazarın oluşması ise ancak istikrarlı bir tüketim ve buna bağlı bir üretimle sağlanabilir.” dedi.

Piyasada istikrar için süt fiyatlarında fiyat istikrarının sağlanmasının şart olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu şartlar sağlanamadığı takdirde, hayvancılığın ayakta kalabilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

SÜT FİYATLARINDAKİ BELİRSİZLİK

Sanayiye verilen süt fiyatlarında belirsizliğin hala devam ettiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Süt üreticilerimiz Dünya Süt Günü’ne buruk girmektedir. Bilindiği üzere, Ulusal Süt Konseyi'nde yapılan bir dizi toplantı sonuç vermemiş, Nisan 2013 sonrası çiğ süt fiyatının ne olacağı konusunda sanayicilerle üreticiler bir türlü anlaşamamıştır. Üreticiler, sanayicilere bir litre sütün maliyetinin 117 kuruş olduğunu, teklif edecekleri fiyatta buna dikkat etmeleri gerektiğini belirtmiş, sanayiciler ise bu teklif karşısında farklı tutumlar sergilemişlerdir. Bir kısmı, geçen 6 aylık fiyattan yani 90 kuruştan devam kararında olduklarını, bir kısmı ise net 88 kuruş bir fiyat önermişlerdir. Neticede fiyatta anlaşma sağlanamamıştır.

Üretim yapan, sütünü sanayiciye satan üreticiler hala sütü kaçtan verdiklerini bilmemektedirler. Yani nisan ayından itibaren sanayicilere ‘belirsiz fiyattan’ süt vermektedirler. Yani anlayacağınız, milyonlarca dolarlık yatırım yapan büyük ölçekli süt üreticisi de 5-10 baş süt hayvanı olan küçük ve orta ölçekli yüz binlerce süt üreticisi de tedirgin bir şekilde, bir elin parmaklarını geçmeyen sanayicilerin iki dudağının arasından çıkacak fiyata kilitlenmiş, beklemeye başlamıştır.

Fiyatın ne olacağı konusunda hala bir netlik yoktur. Sanayicilerin bu uzlaşmaz tavrı üreticileri tedirgin etmekte, fiyat belirsizliği sürecinin bilerek uzatılması ise ‘üreticiyi bezdirerek, istenilen fiyatı kabul ettirmeye zorlama’ olarak algılanmaktadır.”


 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER