ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Çok Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Nisan 2013 Çarşamba 11:29

"Türkiye'de ulaşım hurdalar üzerinden yürüyor"


 Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Mustafa Bayraktar, Türkiye’de otomotiv parkında araçların yüzde 45’inin 12 yaşından daha eski olduğunu belirterek, "Türkiye'de ulaşım hurdalar üzerinden yürüyor." dedi. Bayraktar, bu duruma vergi politikalarındaki çarpıklığın yol açtığını ileri sürdü.

Skytürk360 TV’de Üç Nokta programına konuk olan Mustafa Bayraktar, vergi çarpıklığı yüzünden Türkiye'de hurda araçların hala revaçta olduğunu belirterek, yeni teknolojilerle yakıt tüketiminin azaltıldığı daha az emisyon bırakan arabaların üretildiği bir ortamda yollarda bu kadar çok hurda aracın seyretmesini hem kamu sağlığı hem çevre hem de ülke ekonomisi açısından garabet olduğunu belirtti. Bunun da vergi politikalarındaki çarpıklıktan kaynaklandığını dile getiren Bayraktar, sıfır otomobildeki yüksek vergilerin ikinci eli cazip kıldığını, 6 ayda bir ödenen Motorlu Taşıtlar Vergisi`nin (MTV) yaşlı taşıtlarda daha düşük oranda kalmasının da sürücülerin uzun süre aynı arabayı kullanmasına yol açtığını vurguladı.

Mustafa Bayraktar, “Biz canımızı, malımızı bu eski araçların üzerine koyup gidiyoruz. Hava kirleniyor, fazla yakıt sarfiyatı yapıyoruz. Kazalarda karşılaşılan riskler, ölümler oluyor. Türkiye’deki trafik kazalarının yıllık maliyeti 20 milyar lira. Bu trafik kazaları neden oluyor? Çünkü, eski araçların ESP sistemleri, hava yastıkları yok, ABS’si yok, korumalar yok. Bizde bunun ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Bu bir süreçtir işe bir taraftan başlanılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

ODD Başkanı Bayraktar, yaşlı araç parkını ortadan kaldırmak için hurda merkezlerinin kurulması gerektiğini ve 20 yaşın üzerindeki araçların bu merkezlere bırakılabileceğini bildirdi. Bu şekilde her yıl 100-120 bin aracın trafikten çekileceğini ifade eden Bayraktar, bakanlığa hurda teşviğini içeren kapsamlı bir rapor sunduklarını ifade ederek, "Hurda araçların merkezlerde işlenmesi hurda demir ithalatını azaltacak. Böylece her açıdan ülke ekonomisi kazançlı çıkacak. Hurda teşviğinin tutması için süre tahdidi konulmamalı. 20 yaşını geçen her araç için MTV borçlarının silinip hurdaya ayrılmasını sağlayacak bir düzenleme şart." diye konuştu.

Vergilerle ilgili asıl problemin, vergi artışlarının bir anda gerçekleşmesiyle oluştuğunu aktaran Bayraktar, vergilerde değişiklik yapılacaksa bile bunun önceden sektörle paylaşılmasının faydalı olacağını savundu. ODD Başkanı, böyle yapılmadığı için son artışın karlılığa büyük darbe vurduğunu ve bu konudaki değerlendirmelerini Maliye Bakanlığı`na ilettiklerini belirterek, "Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek çok akıllı, konulara vakıf biri. Bunları anlattığımızda `Haklısınız ama bu da bir Türkiye gerçeği` diyor. Ama artık bu tablonun değişmesi lazım." dedi.

Türkiye’de artan nüfusa ve kişi başına gelirin 10 bin doları geçmesine rağmen 1.000 kişiye 150 araç düşerken, Bulgaristan’da aynı rakamın 350 olduğuna dikkat çeken Bayraktar şöyle devam etti:

“Türkiye, dünyanın en büyük 16. ekonomisi. Bu rakamlara baktığınızda salt bir dengesizlik olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki tüketiciler Avrupa’da bir araca yüksek fiyatı ödeyen tüketici. Bunun sebebi Özel Tüketim Vergileri (ÖTV). Türkiye’de vergilerin yarısından fazlası otomobilden, benzinden, iletişimden, tütünden alındığı için yüzde 100 kayıt altında bir sektör. Bu emtiaları da bu vergiler yüksek fiyatlara çıkarıyor. Dolayısıyla potansiyelinin çok altında bir pazar gerçekleşiyor. Vergiler makul olsa iç pazarda 1milyon adetlik satışı geçmek zor değil."

"YERLİ OTO BUGÜNDEN YARINA OLACAK İŞ DEĞİL"

ODD Başkanı Mustafa Bayraktar, yerli otomobil konusundaki tartışmalarla ilgili olarak da şunları söyledi:

"Avrupa`daki kriz ve sektördeki kapasite fazlalığı Türkiye`nin önündeki en büyük risk. Kapasite kullanımları yüzde 60-70’lerde. Almanya’da, Fransa’da, İtalya’da sendikalar bas bas bağırıyor. İşten çıkarmalar sürüyor. Biz böyle bir ortamda teşvik edilmeye çalışıyoruz. Güzel, bunlar yapılmalı acaba muhteviyat biraz daha ileriye nasıl götürülebilir? Sektördeki değer zincirinin tamamını gözden geçirmeden sadece ana sanayiyi teşvik etmenin anlamı yok. Kıyasıya rekabet içindeki firmalar ortak bir üretime yanaşmayacaktır. Ortada bir rekabet kurulu varken, 50 küsur marka birbiriyle boğaz boğaza rekabet ederken biz biraraya gelelim marka üretelim demesi mümkün değil. Satışların yüzde 60`ı 5 markaya ait. Konu o değildi zaten. Başbakanımızın söylemek istediği de bu sektörün ileriye doğru gelişmesi. Olabiliyorsa bunun içerisinden bir yerli marka da çıkabilir mi? Bugünden yarına olacak iş değil. Arabalardaki start end stop teknolojisini bir Fransız firma geliştirdi. Şimdi Japon marka arabalarda bile bu teknoloji kullanılıyor. Bir arabada 40 binden fazla parça var. Belki bunlara dönük bir strateji geliştirmeliyiz."
 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER