ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 11 Mayıs 2013 Cumartesi 15:11

"Türkiye kira sertifika ihracında önemli oyunculardan biri oldu"


İSTANBUL (A.A) - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "(Kira sertifika ihracı piyasaları) Türkiye Cumhuriyeti 10 yıllık gecikmeden sonra ilk defa girmesine rağmen geçen yıl yaptığımız ihraç dünyada 2012 yılındaki en başarılı ihraç seçildi" dedi.
     Babacan, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) 12. Olağan Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, küresel finans krizinin, daha sürdürülebilir, toplumun tüm kesimlerini kapsayan yeni bir büyüme ve kalkınma modeline, paradigmaya ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, dünyada pek çok uluslararası toplantıda mevcut sistemin ciddi şekilde sorgulandığını kaydetti.
     Finans sektörünün, reel ekonomiyi destekleyen bir anlayışı baz alması, sosyo ekonomik hedeflerin ulaşılmasına katkıda bulunması gerektiğini ifade eden Babacan, "Katılım bankacılığının yeni yaklaşımı destekleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulamak istiyorum. Dünyadaki bu yeni arayışla 'ne yapmalıyız' sorusunun farklı cevapları olabilir ama katılım bankacılığı en önemli cevaplardan biridir. Katılım bankaları kar ve zarara ortaklık prensibiyle çalışır. Para hareketi ve karşısında ticaret, para hareketi ve karşısında yatırım, işte bu katılım bankalarını geleneksel bankacılık sisteminden ayıran en önemli unsur" diye konuştu.
     Finans ile reel ekonominin birbirinden kopmadığını anlatan Babacan, "Katılım bankaları seküratif işlemlerden de uzak durdukları için hem küresel krizden göreceli olarak daha az etkilendi hem de tasarruf ve yatırımları eşleştirmek suretiyle büyümeye katkı sağladı" değerlendirmesini yaptı.
     Babacan, Türkiye'de finansal hizmetler sektörü içerisinde katılım bankacılığının payının arttığını ancak daha da artması gerektiğini, özellike 2005'teki yasal düzenlemelerden sonra katılım bankalarının gösterdiği performansın takdire değer olduğunu söyledi.
    
     -"Türkiye kira sertifika ihracında önemli oyunculardan biri oldu"-
    
     "Türkiye'de katılım bankaları uzunca bir süre boyunca üvey evlat yerine konulmuştu ve karşılarına sürekli engeller çıkarılıyordu" diyen Babacan, bu olumsuz tutum sonucunda Türkiye'nin katılım bankacılığında İslami finans endüstrisinde oynayabileceği liderliğin ötelenmiş olduğunu kaydetti.
     Babacan, Türkiye'de uzun bir süre faize duyarlı kesimin sistemden dışlandığını aktararak, şunları kaydetti:
     "Artık gerek sermaye piyasalarında gerekse bankacılık kesiminde toplumun faize duyarlı kesiminin de finansal sisteme nasıl daha iyi yöneltilebileceği bizler için çok önemli bir çalışma konusudur. Son bir yıl için attığımız önemli adımlardan biri de Hazine Müsteşarlığımızın kira sertifikası ihraçları oldu.
     Yurt dışında bu ihraçlardan biri yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti bu piyasalara 10 yıllık gecikmeden sonra ilk defa girmesine rağmen geçen yıl yaptığımız ihraç dünyadaki 2012 yılındaki en başarılı ihraç seçildi. Çok yüksek miktarda talep geldi. Türkiye artık o piyasadaki önemli oyunculardan biri haline geldi."
    
     -Bireysel Emeklilik Sistemi-
    
     Bireysel emeklilik sisteminde son dönemde yapılan değişiklikliklere değinen Babacan, bireysel emeklilik sisteminde faize duyarlı kesim için de seçenekler oluşturulduğunu ve bu alanın katılım bankaları tarafından kullanılmasını çok önemsediğini söyledi.
     Özellikle katılım bankalarının katılım hesabı açan müşterileri üzerinde bireysel emeklilik sistemini tanıtma, anlatma konusunda daha aktif olmalarını beklediğini dile getiren Babacan, faizsiz uygulama ile ilgili düzenlemelerin de nispeten daha yeni olduğuna fakat artık bunun önünün açık olduğuna işaret etti.
     Katılım bankalarının bireysel emeklilik konusunda da çok daha faal olacaklarını vurgulayan Babacan, geçen yıl önemli bir kanun daha çıkardıklarını hatırlatarak, şu bilgileri verdi:
     "Bankacılık dışı finans sektörü ile ilgili kanun. Faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri ile ilgili kanun. Bu finansal kiralamanın tekrar yeniden canlanması o sektörün tekrar önün açılmasını beraberinde getirdi ama oraya bir madde koyduk ki; o da 'sat-geri kirala' uygulaması. Bu finansal kiralama kanununda finansal kiralama yapan şirketlerin ya da katılım bankalarının yeni bir faaliyet alanı olabilecektir diye düşünüyoruz.
     Eskiden vergi ile ilgili sorunlar vardı. 'Sat-geri kirala'da hem satarken hem geri kiralarken iki defa tapu harcı doğuyordu. Biz bunu tek bir tapu harcına ve sadece ipotekle ne kadar bir tapu harcı alınıyorsa o kadarlık bir tapu harcına bağladık. Eğer sat-geri kirala formatına girmek istiyorsa katılım bankalarımız veya reel sektörümüz bunun vergi oranları normal elinizdeki gayrimenkulü ipotek verip bankadan kredi kullanırken ne kadar ödüyorsanız, sat-geri kiralamada da o kadar ödüyorsunuz. Bu alanın da genişleyebileceğini düşünüyoruz."
    
     -"Yeni lisans konusunda Türk bankacılık sisteminde kapıları açtık"-
    
     Yeni lisans konusunda Türk bankacılık sisteminde kapıları açtıklarını belirten Babacan, şöyle devam etti:
     "Katılım bankacıları için de durum aynı. Yeni bir katılım bankası açılmak isteniyorsa bunun artık önü açık, kapılar açık. Tabi şartlar, sermaye yeterliliği çok çok önemli. Sadece para ile olmuyor bu iş. Bu para kimin parası. Bu adam, bu şirket nasıl bir adam. Daha önce neler yapmış. Bu işi bilir mi, anlar mı- Bunlar çok önemli kriterler. Yoksa parası olan herkesin 'ben bankacılık yapmak istiyorum' diye ortaya atıldığı bir sektör çok da sıhhatli geçmeyebilir. Bütün bunlara dikkat edilmeye devam edecek."
     Kamu bankalarının da katılım bankacılığına girmesinin, pastayı büyütmek açısından önemli olduğunu düşündüklerini vurgulayan Babacan, şöyle konuştu:
     "Hem Ziraat Bankasına hem Halkbankasına şunu söyledik; 'mevcut pastadan pay almak için bu işi yaparsanız hiç yapmayın. Ama yeni alanlar oluşturabiliyorsanız, sektörü büyütecek mevcut katılım bankalarımızın coğrafi olarak ulaşmakta zorlandığı kitlelere ulaşabilecekseniz, bu işi yapalım'. Bunun için hazırlıklar devam ediyor ve birkaç ay içerisinde bunun formatı şekillenmiş olacak. Ama her aşamada de bunun mevcut katılım bankaları ve Katılım Bankaları Birliği ile istişare içinde, Ziraat Bankası, Halkbankası ile çok yakın beraber çalışarak bunu yapılması gerektiğini düşünüyorum. Burada asla rekabet psikolojisi olmamalı. Burada işbirliği ve bu sektörü nasıl büyütürüz yaklaşımı olmalı."
    
     -"Son 8 ayda Türkiye'de sigortalı mesken sayısı 4 milyondan 5 milyon 200 bine çıktı"-
    
     Türkiye'de son bir yıl ticaret ve ekonomi alanında yaptıkları reformlara da değinen Babacan, "Son 8 ayda Türkiye'de sigortalı mesken sayısı 4 milyondan 5 milyon 200 bine çıktı. Melek yatırımcı sistemini başlattık. Katılım bankaları için iki taraf açısından fon kullandıran ve sağlayanlar için çok önemli bir sistem" değerlendirmesini yaptı.
     Şu anki şirket yapılarının bilançolarında kredilerin çok ağırlıkta olduğunu anlatan Babacan, "Kaynak olarak borç alan bir yapı var. Finans piyasaları gelişmesi doğrultusunda şirketlerin borç alan değil ortak katan bir yapıda büyümelerini arzu ediyoruz. Katılım bankalarının yapısı buna uygun" dedi.
     Dünyanın bu sıkıntılı döneminde Türkiye'nin iyi bir durumda olduğunu ve rehavete kapılmamak gerektiğini söyleyen Babacan, "Ne zaman rehavet başlarsa o noktada Türkiye hemen problemleri yaşamaya başlar. Dikkatli olmamız lazım. Yanı başımızdaki gelişmelere dikkat ederek hareket etmemiz lazım. Her türlü senaryoya hazırlıklı olacağız. Mümkün olduğunca farklı senaryoları uygulamaya koyacağız" uyarısında da bulundu.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER