ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Kar Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 13 Aralık 2012 Perşembe 12:15

TOBB Başkanı'ndan küresel açıklama


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, artık bölgedeki tüm kesimlerin, küresel dönüşümün çok keskin ve derin olacağını gördüğünü, ''Bölgemizdeki her kesim, yeni dünya düzeninde Avrasya bölgesinin kilit rol oynayacağına inanıyor'' dedi.
    
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) ve TİM'in ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün himayelerinde düzenlenen 3. Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi'nde konuşan Hisarcıklıoğlu, böyle seçkin bir topluluğun bu organizasyonda bir araya gelmesinin tek bir şeye işaret ettiğini belirterek, ''Artık bölgemizdeki tüm kesimler, küresel dönüşümün çok keskin ve derin olacağını görüyor. Ve yine bölgemizdeki her kesim, yeni dünya düzeninde Avrasya bölgesinin kilit rol oynayacağına inanıyor'' dedi.
    
Hisarcıklıoğlu, yeni bir düzen ve yeni bir güç dengesinin kurulmak üzere olduğunu, küresel değişimin sinyallerinin yaklaşık 20 yıldır göründüğüne vurgulayarak, ''Son 20 yıldır küresel sistemin merkezi, batıdan doğuya doğru kayıyor. 20 yıl önce dünya üretiminin sadece yüzde 32'si doğu coğrafyasındaydı. Bugün ise bu oran yüzde 45'e yükselmiş durumda. Küresel ekonomik ve siyasi sistemin merkezi batıdan doğuya kayıyor'' şeklinde konuştu.
    
Türkiye'de petrolün ve doğalgazın olmadığını, buna rağmen, İtalya ile Çin arasındaki geniş coğrafyada, en güçlü özel sektörün, en büyük sanayi üretim kapasitesinin ve ihracatın burada olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, ''Bunu, Türk özel sektörü, Türk müteşebbisleri sağladı. Nasıl başardık- İç piyasamızı rekabete açtık. İş ve yatırım ortamını iyileştiren reformlar yaptık. Demokrasi olmazsa, sadece petrol ve doğalgaz halkları zengin etmiyor. Refahı topluma yaymıyor, istikrarı sürdürülebilir kılmıyor. Türkiye'nin bu açıdan bu coğrafya için önemli bir ilham kaynağı olabileceğini düşünüyorum'' dedi.
    
Küresel değişim sürecinin yönünü belirleyecek üç temel unsur olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, bunların tamamında Avrasya coğrafyasının çok büyük avantaja sahip olduğunu belirtti. Bunlardan birincisinin enerji olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
    
''Enerji artık sadece ekonomi politikalarını değil, küresel siyaseti, ülkelerin dış ilişkilerini de doğrudan etkileyen en önemli unsur haline gelmiştir. Dünya enerji kaynaklarının merkezi ise Avrasya coğrafyasıdır. Bugün dünya petrol rezervlerinin yüzde 80'i, yine dünya doğalgaz rezervlerinin yüzde 80'i merkez Avrasya coğrafyasındadır. İkincisi ise tarım ve gıda kaynaklarıdır.
    
Küresel dönüşümün yönünü etkileyecek üçüncü ve en önemli unsur ise beşeri sermayedir. Özellikle genç nüfus, önümüzdeki sürecin en önemli unsuru olacaktır. Bugün Amerika kıtasının tamamı ile Avrupa'da 15 yaş altı genç nüfusun toplamı 280 milyon kişidir. Merkez Avrasya'da ise bu rakam 300 milyonun üzerindedir. Ancak, bu büyük gücün avantaja dönüşebilmesi sadece ve sadece kaliteli eğitimle mümkün olacaktır. Güzel bir söz var: 'Talih hazır olanlara güler'.''
    
     -İpek Yolu-
    
     Türkiye'nin yükselen Asya ile Avrupa arasındaki konumunu güçlendirmek için, tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
     ''Bunun için de taşımacılık koridorlarımızı etkinleştirmeli ve ürünlerin fiziki dolaşımını kolaylaştırmalıyız. Bunu başardığımız takdirde ekonomilerimiz birbirine bağlı hale gelecektir. Sınırlarımızdan geçen her bir konteyner, bizi birbirimize daha fazla bağlayacaktır. Konteyner geçmeyen yola, boru hattı yapmanın doğru olmadığını, ekonomik entegrasyonu tabana yaymadan istikrara kavuşamayacağımızı görmemiz lazım.
     İpek Yolu'nu karayollarıyla, otobanlarıyla, geniş tren ağlarıyla, ulaşım hatlarıyla, enerji koridorlarıyla, doğalgaz boru hatlarıyla yeniden uyandırmalıyız. Böylelikle Hazar, Karadeniz ve Akdeniz birbirine bağlanacak; insanlar, mallar, enerji kaynakları, fikirler ve kültürler bu yollar üzerinden gelip gidecek, bölgemiz küresel ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olacaktır. Daha önce değişik platformlarda ifade ettiğim gibi, İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması bir nostalji değil, küresel ekonomideki değişimin zorunluluğudur.''

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER