ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL4°C
Hafif Kar Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 30 Mayıs 2013 Perşembe 12:01

TCMB, Finansal İstikrar Raporu'nu paylaştı


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Basın Sözcüsü Yücel Yazar, bugün açıklanan Finansal İstikrar Raporu’nda öne çıkan konularla ilgili bilgi notu yayınladı.

TCMB’nın raporla ilgili başlangıç değerlendirmesinde “Gelişmiş ülke para politikaları ile tarihi düşük faiz seviyelerinin uluslararası yatırımcıları getiri arayışına yönlendirmesi ve devam eden belirsizlikler nedeniyle risk iştahının istikrarsız bir seyir izlemesi, 2012 yılının ikinci yarısından itibaren gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının yeniden hız kazanmasına ve oynaklığının artmasına neden olmuştur.” denildi. Gelişmekte olan ülke otoritelerinin makro ihtiyati politikaları uygulamaya koyarak söz konusu oynaklığın iç ve dış denge üzerinde yarattığı baskıyı gidermek yönünde politikalar izlemekte olduğuna işaret eden Yazar, Türkiye’de de geliştirilen yeni politika araçlarının etkili bir şekilde devreye alınmasının, arzu edilen yöndeki sonuçlarını göstermeye başladığına dikkat çekti.

ESNEK PARA POLİTİKASI SÜRÜYOR

Yazar, TCMB’nın, devam eden küresel belirsizliklerin sebep olduğu makro finansal riskleri de gözeterek esnek para politikası uygulamalarını sürdürmekte, bu doğrultuda fiyat istikrarının sağlanması ve finansal istikrara katkıda bulunması temel görevleri çerçevesinde yapısal ve döngüsel araçlar kullandığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Sermaye akımlarının güçlü seyretmesinin etkisiyle finansal istikrara dair riskleri dengelemek amacıyla bir yandan kısa vadeli faiz oranları düşürülürken, diğer yandan rezerv artırıcı makro ihtiyati tedbirler etkin olarak kullanılmıştır. Otomatik dengeleyici bir araç olarak rezerv opsiyonu mekanizmasının (ROM) daha etkin bir şekilde devreye girmesi döviz kuru oynaklığını sınırlamak için geniş faiz koridoruna olan ihtiyacı azaltmıştır.
Kredi kartları ile benzerlik taşıyan ve bankacılık sistemimizdeki hacmi yakın zamanda artış gösteren kredili mevduat hesaplarına (KMH) uygulanan faiz oranlarının oldukça yüksek düzeylerde gerçekleştiği dikkat çekmektedir. Finansal istikrarın korunması ve parasal aktarım mekanizmasının daha da güçlendirilmesi amaçlarıyla KMH faiz oranları için bir üst sınır belirlenmiştir.
Güçlü sermaye girişi ortamında kredi büyümesinin referans değerin üzerinde seyretmesi nedeniyle 2013 yılının başında likidite politikası normalleştirilirken, rezerv opsiyon katsayıları ve zorunlu karşılık oranlarında artışa gidilmiştir. İhracat reeskont kredilerinin teşvik edilmesi amacıyla limitlerin artırılması, kredi kullanımına kolaylıklar getirilmesi, zorunlu karşılık oranlarının artırılması ve ROM’un aktif kullanımıyla Bankamız rezervleri artmaya devam etmiştir.”

ZORUNLU KARŞILIK ORANLARI ETKİSİ

Bankacılık sektörünün yükümlülüklerinin vadesinin uzatılması ve dolayısıyla finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla, Türk Lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranlarının uzun vadeli yükümlülükleri destekleyecek şekilde yeniden belirlendiğini belirten Yücel Yazar, ilgili otoritelerce vadenin uzatılmasına ilişkin yapılan tüm düzenlemelerin etkisinin kademeli olarak görülmesinin beklendiğini söyledi.

Yazar şu bilgileri paylaştı: “2012 yılında finansal istikrar açısından makul seviyelere çekilmiş olan kredi artışı, 2012 yılının son çeyreğinden bu yana ağırlıklı olarak bireysel kredilerden, özellikle de konut kredilerinden kaynaklanmak üzere ivmelenerek referans seviyesinin üzerinde gerçekleşmektedir. Bankacılık sektörü güçlü likidite oranları ve sermaye yapısı ile büyümesini sürdürürken aktif kalitesini korumayı da başarmıştır. Sektör için tahsili gecikmiş alacaklara dönüşüm oranları düşük seviyelerde yatay bir seyir izlemektedir. Aktif kalitesine yönelik kayda değer bir kaygı bulunmamakla birlikte, ekonomik konjonktürün olumlu seyrettiği ve bankaların kârlılıklarının güçlü olduğu dönemlerde tahsili gecikmiş alacaklar için yasal zorunluluğun daha üzerinde karşılık ayırmalarının ihtiyatlı bir davranış olacağı değerlendirilmektedir.
Finansal istikrar açısından reel sektörün borçluluğu ve yabancı para net açık pozisyonu yakından takip edilmektedir. Yurt dışından temin edilen kredilerin büyük bölümünün uzun vadeli olması ve bu kaynakların hem nitelik hem de bölgesel dağılım yönlerinden çeşitlilik göstermesi reel sektörün borçluluğuna dair riskleri sınırlamaktadır. Faiz oranlarının gerilemesine paralel olarak bireysel kredi talebi yakın dönemde artmaktadır. Faiz oranlarındaki düşüş hane halkının faiz giderlerini aşağı çekerken, refinansman imkanlarını da artırmaktadır.”

HANE HALKI BORÇLULUĞU DÜŞÜK SEVİYEDE

TCMB Sözcüsü Yazar, kredi kullanımına bağlı olarak hane halkının hem faiz ödemeleri hem de toplam yükümlülükleri artmakla birlikte GSYİH ve harcanabilir gelire oranla hane halkı borçluluğunun diğer ülkelere kıyasla halen düşük seviyesini koruduğunu ve önceden yapılan düzenlemelerin de etkisiyle faiz ve kur riski taşımadığını aktardı.

Tasarrufların yatırım, büyüme ve finansal istikrar üzerindeki olumlu etkileri göz önüne alınarak, özellikle bireysel emeklilik sisteminde atılan adımların olumlu etkilerinin görülmeye başladığını söyleyen Yazar, “Bankamız tarafından ödemeler alanındaki yasal altyapının güçlendirilmesine yönelik bir kanun taslağı hazırlanmış olup, bu taslak ile ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları ile ilgili en iyi örnekleri ve ülke ihtiyaçlarını dikkate alan bir mevzuat çerçevesinin oluşturulması hedeflenmiştir.” dedi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER