ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL7°C
Karla Karışık Yağmur
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 19 Kasım 2012 Pazartesi 14:08

Paramız yok ama harcıyoruz!


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Mukim Öztekin, mevduat tarafında büyümenin kredi tarafında büyümenin altında kaldığını belirterek, "Tasarruf oranlarımız geriledi. Gelir elde etmeden harcar duruma geldik. Bu eğilimin artışı ABD ve Avrupa gibi bizi güç durumda bırakabilir. Bizim de aynı yöne tedbir almadan gitmemiz uygun değil. Onun için tasarruf oranını artırmalıyız." dedi. Öztekin, finans kurumlarının da tasarruf oranlarına katkı yapma adına uluslararası arenadan fon temin ettiğini vurguladı.

BDDK Başkanı Öztekin, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleri ile bir araya geldi. Burada ekonomiyi değerlendiren Öztekin, Fitch'in not artırımını olumlu bulurken, "Karar daha evvelden alınmalıydı. Ben Fitch'in ardından diğer reyting kurumlarının da not artırımına gideceğini umut ediyorum. Fitch'in adımı ile önemli bir aşama alındı. Buna bağlı olarak risk algımız gerileyecektir. Not artırımının ardından ülkelere yapılan portföy ve uluslararası yatırımların Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 4'ü kadar arttığı ortadadır. Yani bundan böyle faizlerin aşağı, büyümenin yukarı yönlü eğilimi şaşırtmayacak." yorumunu yaptı.

Dünya ekonomilerinde kara bulutların dolandığını anlatan Öztekin, buna mukabil Türkiye'nin iyi bir konumda olduğuna işaret etti. Fitch'in not artırımında finans sektörünün önemli rol oynadığını anlatan Öztekin, güçlü denetimin 2008 bunalımının tahribatını sınırladığını aktardı. BDDK Başkanı, finans sektörünün 2001'de girdiği travmayı atlattığını, 2008 bunalımından da güçlenerek çıktığını dile getirdi. "Şu an kredi riski durağan olup piyasa ve likidite riski aşağı yönlüdür. Sektörün görünümü de gayet olumludur. Tek olumsuz alan yapısal faiz olup bu da yukarı yönlüdür." dedi.

Bir dönem mevduat tarafında büyüme kredi tarafında büyümenin altında kaldığından söz eden Mukim Öztekin, "Tabii tasarruf eğilimi de geriledi. Gelir elde etmeden harcar duruma geldik. Bu eğilimin arttışı Avrupa ve ABD gibi bizi güç durumda bırakabilir. Bizim de aynı yöne tedbir almadan gitmemiz uygun değil. Onun için tasarruf oranını artırmalıyız." uyarısını yaptı. Öztekin, finans sektörünün tasarruf adına önemli katkıları olduğunu, uluslararası arenada fon temin ettiğini bildirdi.

Türkiye'de kredi kullanımının arttığına temas eden Öztekin, "Sektörler uzun vadeli yatırımlar için sermaye piyasalarından yararlanır. Finans kurumlarına kısa vadeli yatırımlar için başvurur. Ama şu an makine yatırımları için dahi hisse senedine değil finans kurumlarına müracaat ediyorlar." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin 2011'de yüzde 8,5 büyüdüğünü, bu oranın 2012'de yüzde 3,1 olacağını duyuran Öztekin, ayrıca şu açıklamalarda bulundu:

"Finans sektörü milli gelirde büyümeye uyumlu olarak yüzde 7,8 büyüdü. Toplam aktifler 1,3 trilyon lirayı buldu. Eylül ayı itibari ile banka adedi de oldu. 2001'den bu yana finans sektörünün önemli aşamalar aldığı ortada. 2001 temel alındığında her sene aktif toplamı yüzde 20,7 büyüdü, krediler de yüzde 32,1 arttı. Yani burada önemli merhaleler alındı. Sektörde aldığımız tedbirlerle güçlü sermaye yapısı korundu. Bir finans kurumu bunalım döneminde sermaye yeterlilik oranında güçlüklerle karşılaşmadı. Özkaynaklar ise yüzde 17,1 milyar liraya dayandı. Kredilerin mevduata evrilme oranı arttı. Krediler 755 milyar liraya vardı. Ama memnunuz krediler makul oranlara indi. Kredi artışı Kasım ayında yüzde 16,1 olup, burada bir durulma görüyoruz. Öngörülere bakıldığında yüzde 15 kar artışı ile kapatacak. Gelecek sene de aynı trend devam edecek, kredi artış oranı yüzde 14-16 bandında olacaktır. "
 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER