ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL20°C
Hafif Sağanak Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Mayıs 2013 Pazar 11:46

"Mevduat kelimesini değiştirmeliyiz"


Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdürü Derya Gürerk, "Katılım bankalarının çıkardığı kira sertifikası ihraçları, bankaların çıkardığı bonolar... Artık mevduatları biraz buralarda göreceğiz. Bundan sonra belki mevduat kelimesini de değiştirmeliyiz" dedi.
     AA muhabirine değerlendirmede bulunan Gürerk, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın "negatif reel faiz dönemine alışmamız gerekiyor" açıklamasının bankacılık sektörüne ve mevduatlara etkisine ilişkin soru üzerine, Hükümetin, ekonomi yönetiminin Orta Vadeli Plan'da (OVP) 2013 yılında 2012'ye kıyasla kredilerin yüzde 15, mevduatların ise yüzde 13 artacağını planladığını belirtti.
     Gürerk, 2012 yılı sonunda da kredilerin mevduata oranının neredeyse bire bir olduğunu, bunun da artık mevduat artışının kredi artışını karşılamayacağı anlamına geldiğini söyledi.
     Bu durumun OVP'ye kaydedildiğini ve sisteme böyle bir uyarı geldiğini ifade eden Gürerk, bu sebeple bireysel emeklilik sistemine devlet katkısının getirildiğini ve kendilerinin de bu durumu çok önemsediklerini dile getirdi.
     Türkiye Finans'ın sukuk ihracı gerçekleştirdiğini ve yatırımcılarla "road show"da bu durumu konuştuklarını aktaran Gürerk, Türkiye'de son on yılda bankaların aktif yapısının değiştiğini, daha önce aktifin yüzde 45-50'si Hazine bonosunda, yüzde 25'i ise kredi de iken şimdi bunun yer değiştirdiğini vurguladı.
     Gürerk, mevduat artışının hep aynı kaldığını ama aktifteki bu oluşum yer değiştirince bir anda sanki mevduatın geride kalmış gibi olduğunu kaydederek, diğer taraftan son bir iki yıldır görülen şeyin ise bankaların pasif yapısındaki değişiklik olduğunu aktardı.
     İki yıl öncesine bakıldığında bankaların çıkardığı bono ihracının sıfır olduğunu, geçen yıl ise 35 milyar lira olduğunu belirten Gürerk, şunları kaydetti:
     "Mevduatın tanımı, kapsamı değişti. Bu tür ürünlerle mevduatı tamamlayıcı ürünlerle tasarrufun devam edeceğini düşünüyorum. Bu bono ihraçları da düşen, negatif faiz denen konuda da bireysel yatırımcıya destek olacak çünkü bu bonoların çoğu ya enflasyon endeksli ya Hazine bonosu getirisi endeksli. Böyle olunca bir şekilde 1-2 puan enflasyondan veya Hazine getirisinden daha fazla sunuyor.
     Sonuçta görece olarak baktığınız zaman, paranızı alternatif değerlendirme metotlarına baktığınız zaman bonolar önem kazanıyor. Uzun vadeli mevduat önem kazanıyor. Uzun vadeli mevduatta bankalarda bizler (katılım bankaları) kar payı veriyoruz, diğerleri faiz veriyor."
    
     -"Negatif faiz bugünün değil, bir kaç senenin konusu"-
    
     Sistemi uzun vadeye yönlendirme ve mevduatı tamamlayıcı bir takım enstrümanların geliştirilmesi yönünde bankaların değişim içerisinde olduğuna ve şu anda bunun yaşandığına dikkati çeken Gürerk, "Negatif faiz zaten bilinen bir şey. Yalnız bu bugünün konusu değil, bir kaç senenin konusu. Bizde birkaç senedir negatif faiz var esasında. Bugünlerde daha belirgin oldu" dedi.
     Faizler düştüğü ve mevduatı cazip kılmadığı için şu anda bu duruma daha çok dikkat edildiğini ifade eden Gürerk, şunları söyledi:
     "Ancak bankalar tarafından mevduatın gideceği enstrümanlar çıkarılıyor. Bizim, katılım bankalarının çıkardığı kira sertifikası ihraçları, bankaların çıkardığı bonolar... Artık mevduatları biraz buralarda göreceğiz. Belki mevduat kelimesini de değiştirmeliyiz bundan sonra. Bireysel tasarruf oranına bakmalıyız. Bireysel tasarruf yatırımcısı tutarına, oranına bakmalıyız. Oralarda çok fazla gerileme olmayacağını düşünüyorum. Kredi büyümesini karşılayacak diye düşünüyorum. Zaten zaman içerisinde o denge kredi lehine bozuldu geçen seneden başlayarak.
     Bu sene de hükümet OVP'de bunu tespit etti ve buna göre planlar yaptı. Sene başında bu biliniyordu ve dört ay geçti, gerçekleşti ve şimdi ona göre de bunun yönetimini hep birlikte üstleneceğiz. Hükümete, devlete yardımcı olacak şekilde çeşitli enstrümanlar çıkararak, uzun vadeli mevduatlar alarak, tasarrufları teşvik ederek, oralarda mevduat munzamlar daha düşük... Türk lirasına daha fazla kanalize olmaya çalışıyoruz. Bugünün şartı, bugünün gerçeği bu, bununla yaşayacağız, bununla yaşamayı öğreneceğiz."
    
     -"Merkez Bankasının bu ayki PPK toplantısında indirim yapma olasılığı arttı"-
    
     Merkez Bankasının 16 Mayıs'ta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, "Faiz indirimlerinin devamını bekliyor musunuz-" şeklindeki soruya Gürerk, "Biz bu ay beklemiyorduk. Ancak şu an bekliyoruz" dedi.
     Gürerk, Merkez Bankasından neden faiz indirimi beklediğini ise şu şekilde açıkladı:
     "Merkez Bankamızın tek bir kriteri yok. Birden fazla kriteri var. İki hafta önce beklemiyorduk ama şimdi bekliyoruz. Nedeni de; reel efektif kur kriteri şimdi devreye girdi. İki hafta önce de vardı. Merkez Bankası bir bant verdi. Şu anda reel efektif kur 121'lerde. 121'lerde ise Merkez Bankasının şeffaf bir şekilde açıkladığı üzere 'Ben 120'nin üzerine çıktığında müdahale edeceğim' dedi. Bu müdahale nasıl olur- Onu da söyledi. 'Alt bandı indiririm' dedi. 'Munzamları artırırım' dedi.
     Merkez Bankasının elinde bir sürü enstrümanı var. Reel efektif döviz kuru 120 sınırını geçtiğine göre Merkez Bankasından bir müdahale gelecek ama bu müdahale nerede gelecek- İndirimle mi gelecek- Mevduat munzamlarda mı gelecek- O yüzden bu şekilde bakıldığında indirim yapma olasılığı arttı."
    
     -"Konut kredisi faiz oranlarında iniş devam edebilir"-
    
     Faizlerde yaşanan düşüşlerin kredi faizlerine yansımaması ile ilgili soruya ilişkin olarak da Gürerk, bankaların fonlama maliyetinin olduğunu, faiz olarak görülen rakamın bir sürü şeyden etkilendiğini dile getirdi.
     Geçen yıllar düzenleyici otoritenin düzenlemeye koyduğu bir uygulamayla bankaların bilançosundaki bireysel kredi tutarının genel kredi tutarının yüzde 20'sinden fazla ise o krediler için ayrılacak genel karşılık oranlarındaki artışın görülmediğini de anlatan Gürerk, şunları söyledi:
     "O görünmüyor ama global olarak bakıldığında bankacılığın yüzde 30'-33'ü bireysel bankacılık. Bu ne demek- Bankacılık yüzde 10 kredisi üzerinden ekstra bir genel karşılık ayırıyor. Bunların hepsi maliyet. Bu maliyet yansımak durumunda. O yüzden ticari kredilerdeki geri gelişe göre, inişe göre tüketici kredileri biraz daha geç iniyor. Arada o fark kalıyor. Büyük ihtimalle kalmaya da devam edecek. Ama konutta durum öyle değil. Konut şu anda ticari kredilerin de altında. Konutta iniş devam edebilir."
    
     -"(Yeni sukuk ihracı) Tekrar çıkmayı düşünüyoruz"-
    
     Sukuk ihraçlarının devam edip etmeyeceği şeklindeki soruya ise Gürerk, "Bunun için aktif üretmeniz gerekiyor. Bu sukuk bizim leasing aktiflerimize dayalı bir sukuk. Onun için ya gayrimenkul geliştireceksiniz ya leasing geliştireceksiniz" cevabını verdi.
     Leasing portföylerini kullandıklarını belirten Gürerk, sözlerini şöyle tamamladı:
     "Tekrarlamak istiyoruz. Onun için tekrar leasing portföyü geliştirmemiz gerekiyor. Onu da 1-1,5 sene içerisinde yine piyasaya çıkabilecek ebatta bir leasing portföyü geliştirip tekrar çıkmayı düşünüyoruz ama bu sene onu araştırıyoruz şimdi. Başka fırsatlar var. Eskiden leasing tabanlıydı. Şimdi farklı aktiflere dayalı sukuk ihracı imkanları çıktı. Şimdi onları araştırıyoruz. Bilançomuzda ilgili aktifleri oluşturduğumuz sürece evet piyasada olacağız."
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER