ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL7°C
Parçalı Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Şubat 2013 Salı 18:53

"Komşusu açken tok yatmayanlar nerede?"


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İslam ülkelerinin bir bölümünün aç; bir bölümünün de zengin olduğunu belirterek, “Komşusu aç yatarken tok yatmayanlar nerede? Bölgenin kaderi bu olmamalı. Her birimiz sorumluyuz, tanık olduğumuz her kötülükle mücadele etmekle sorumluyuz. Güç birliğimizi ve ticaretimizi artırmaktan sorumluyuz.” dedi.

İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) Yönetim Kurulu Toplantısı’nda söz alan Hayati Yazıcı, müslüman ülkelerin toplam milli gelirinde 2002-2011 döneminde belirgin bir artış görüldüğüne işaret etti.

2002 başında 1,7 trilyon dolar olan milli gelirin 2011’de 5,7 trilyon dolara geldiğini bildiren Yazıcı, “Dünya milli geliri 70 trilyon olarak alındığında İslam ülkeleri bu hâsılasının onda birini üretmektedir. 2007–2011 döneminde bu ülkelerde birey başı milli gelir 4 bin 724 dolardan 5 bin 507 dolara çıkmıştır. Bu, 5 senede ortalama yüzde 20 artış elde edildiğini ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.

En zengin İslam ülkesi ile en fakiri arasında 220 katlık gelir dağılımı uçurumu bulunduğunu vurgulayan Yazıcı, şunları aktardı:

“Birey başına gelirin 53 bin doları bulduğu Katar en zengin İslam ülkesidir. Birey başına gelirin 177 dolardan ibaret olduğu Etiyopya ise en fakir ülkedir. Bunun temel nedenlerinden biri İslam ülkeleri arasında ticaret hacminin yeterince gelişmemiş olmasıdır. İslam ülkelerinin birbirleriyle olan ticareti; toplam dış ticaretlerinin ancak yüzde 17’sine karşılık gelmektedir.

İslam ülkeleri dünyada petrolün yüzde 65'ini, doğalgazın yüzde 51'ini, doğal kauçuğun yüzde 70'ini, kalayın yüzde 52'sini, hurmanın yüzde 93'ünü, Hindistan cevizinin yüzde 33'ünü, buğdayın yüzde 15'ini, pirincin yüzde 17'sini, baharatın yüzde 39'unu üretmektedir. Sektörel olarak baktığımızda; sanayi sektörü İslam ülkelerinin toplam milli gelirinin yüzde 42,8’ni oluşturmaktadır. Bunun da toplam gelirlere katkısı yüzde 37,4’tür.

Burada önemli bir detay var. Borçlu yoksul ülkeler olarak anılan 40 ülkenin 22’si, yiyecek sorunu çeken ülkeler olarak anılan 70 ülkenin 33’ü İslam coğrafyasındadır. Buna mukabil petrol ve gaz ihraç eden 12 ülkenin 10’u da İslam coğrafyasında yer almaktadır. Bu da İslam ülkeleri arasında dayanışmanın artırılması ve dolayısıyla yoksullukla mücadeleye katkı yapılması için daha yakın güç birliği ortamının oluşturulmasının önemini ortaya koymaktadır.”


Yazıcı, 70 trilyon dolara varan dünya hâsılasının yüzde 62’sini gelişmiş ülkeler elinde bulundurduğunu; İslam ülkelerinin buradan aldığı payın yüzde 8,2 (5,7 trilyon dolar) olduğunu dile getirdi. Yazıcı, şöyle devam etti:

”Dünya Bankası’nın belirlemelerine göre İslam coğrafyasında bulunan 351 milyon insan (yani İslam ülkelerinin toplam nüfusunun yüzde 22’si) aşırı yoksulluk olarak isimlendirilen günlük 1,25 dolar olan yoksulluk sınırının altında bulunmaktadır. 640 milyon insan (İslam ülkeleri toplam nüfusunun yüzde 45’i) ise günlük 2 dolar olan yoksulluk sınırının altında hayatını idame ettirmektedir.

Biz, bu dünyaya bir misyonla, bir görevle geldiğimizin şuurundayız. Somali’de bir baba evlatlarını birkaçını kurtarmak için diğerlerini ölüme terk ediyorsa; Afrika’da anneler ‘Evladım tabağını bitir.’ diyemiyorsa; bizim çocuklarımız da biz de tok dolaşıyorsak bunun hesabını veremeyiz. Bizler aşırı tüketimin peşindeysek bunun hesabını veremeyiz. Biz, tek kendi yakın çevremize bakıp hayatımıza devam edemeyiz. Müslüman ülkelerin kiminde kan ve gözyaşı durmuyor. Diğer bir bölümü ise açlıkla fakirlikle mücadele ediyor. Öte yandan dünyanın en büyük geliri olan ülkeler yine İslam ülkeleri. Komşusu açken tok yatmayanlar nerede? Bölgenin kaderi artık bu olmamalı.

Hepimiz sorumluyuz. Tanık olduğumuz her kötülükle mücadele etmekle sorumluyuz. Biz ticareti tek kâr amacıyla yapamayız. Biz tek ekonomimiz gelişsin diye faaliyette bulunamayız. iz yaptığımız her faaliyetin evvelinin, ahirinin ve bir hesabının olduğu şuuruyla hareket ederiz. Biz aramızda güç birliğini, ticareti artırmakla sorumluyuz.”

”TÜRKİYE, TİCARETİNİN YÜZDE 23’ÜNÜ İSLAM ÜLKELERİNE YAPTI”


Gümrük ve Ticaret Bakanı, İslam ülkelerinin ihracatının yüzde 15’ini ithalatının yüzde 20’sini kendi aralarında yaptığından dert yandı.

Türkiye’nin 2012 ihracatının 55, 3 milyar dolara denk gelen yüzde 36’sını müslüman ülkelerin oluşturduğunu duyuran Yazıcı, şu açıklamalarda bulundu:

“İthalatımızın ise yaklaşık yüzde 13’ünü yani 31,7 milyar dolarını söz konusu ülkelerden yaptık. Yani dış ticaretimizin yaklaşık yüzde 23’ünü İslam ülkeleri yaptık. Son senelerde Arap dünyası ile güçlenen siyasi bağlarla beraber, ekonomik bağlarımızda da büyük bir atılım kaydettik. Şu an 2 bini aşkın Arap ülkeleri menşeli şirket, Türkiye'de pek çok alanda yatırım yaparak, hem kendi ülke ekonomilerine, hem Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Aynı şekilde pek çok Türkiye müteahhit şirketi Arap ülkelerinde başarılı inşaat projelerine alarak o ülkelerle olan diyalogumuzu daha da güçlendiriyorlar.’’

’’TÜRKİYE’YE 2011’DE GELEN YABANCI YATIRIM 15,9 MİLYAR DOLAR ’’

ICCIA Yönetim Kurulu Toplantısı’nda Türkiye ekonomisine de değinen Yazıcı, ülkeye yabancı yatırım girişlerinin 2011’de 2010’a oranla yüzde 76 artışla 15 milyar 900 milyon doları gördüğünü anlattı.
Bu rakam ile Türkiye, dünyanın en fazla uluslararası yatırım çeken 23’üncü ülke ülkesi olduğunu sözlerine ekledi.
 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER