ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 11 Mayıs 2013 Cumartesi 19:01

Katılım bankaları 49,2 milyar TL’lik fon hacmine ulaştı

Katılım bankaları 49,2 milyar TLlik fon hacmine ulaştı


Katılım bankaları 2012 yılında yüzde 25 oranında büyümeyi başardı. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Uyan, "Geride bıraktığımız yıl, tüm bankacılık sektörü ile birlikte Katılım Bankaları için de oldukça verimli bir yıl olarak geçti. Katılım Bankaları aktifleri bir önceki yıla göre yüzde 25 artışla 70,2 milyar liraya ulaştı. Toplanan fonlarda da yüzde 23’lük bir büyüme sergileyen Katılım Bankaları 49,2 milyar TL’lik fon hacmine ulaştılar." dedi.

TKBB'nin 12. Olağan Genel Kurulu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti. Katılımcılar arasında ayrıca bankacılık sektörü otoritesi BDDK'nın Başkanı Mukim Öztekin, sermaye piyasaları düzenleyicisi SPK'nın Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, BDDK Kurul Üyesi Erol Berktaş, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Murat Çetinkaya, Merkez Bankası Piyasalar Genel Müdürü Erkan Kilimci, BDDK Başkan Yardımcıları Ozan Cangürel, Murat Türker ve Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, Genel Sekreteri Ekrem Keskin de yer aldı.

Genel Kurul'da; TKBB Yönetim Kurulu Başkanı ve Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Fahrettin Yahşi, Asya Katılım Bankası Genel Müdürü Ahmet Beyaz, Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdürü V. Derya Gürerk, TKBB Genel Sekreteri Osman Akyüz ve katılım bankalarının üst düzey yönetimi de hazır bulundu.

TKBB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Uyan açılış konuşmasında, sektörün geldiği noktayı anlattı. Katılım bankalarının ulaştığı fon büyüklüğü ile bankacılık sektöründen yüzde 6,1’lik bir pay aldığını aktaran Uyan, şu bilgileri verdi:

"Reel sektöre desteklerini kriz dönemlerinde bile kesmeyen katılım bankaları, kullandırdıkları fonlarda da yüzde 22’lik bir artış sağladılar ve bu alanda 50 milyar TL’lik bir rakama ulaştılar. Katılım Bankaları bu kalemde de bankacılık sektöründen yüzde 6’lık bir pay almaktadır. Tüm bu iyi gerçekleşmeler paralelinde öz kaynaklarında da yüzde 19’luk bir büyüme gerçekleştiren katılım bankaları 7,4 milyar TL’lık bir özkaynak büyüklüğüne ulaştılar. Piyasalarda yaşanan rekabet, düşen kâr marjları gibi etkilere rağmen kârlılıkta bir önceki yıla göre yüzde 14’lük bir büyüme sergileyen katılım bankaları toplamda 916 milyon TL kâr elde ettiler. Her geçen gün şube ve çalışan sayısını artıran katılım bankaları 2012 yılında 829 şube sayısına ve 15.356 çalışan sayısına ulaşmıştır."

BDDK BAŞKANI: SUKUK YETMEZ, BAŞKA ENSTRÜMANLAR GELİŞTİRİLMELİ

Ufuk Uyan'dan sonra kürsüye çıkan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mükim Öztekin, genel kurulda; İstanbul’un 'Finans Merkezi' olması için yürütülen çalışmalarla bugünkü gelinen nokta nazara alındığında, finansal sistemi güçlendirecek ve daha güçlü bir yapıya kavuşturacak bu süreçte katılım bankacılığının, Türk finans sektörüne nasıl bir katkı sağlayabileceğinin görüşülmesini temenni etti.

Katılım bankalarının en önemli problemlerinden birisinin; ticari bankalara kıyasla likiditesini kullanabileceği yeni ve likit alternatif yatırım araçlarının sınırlı olması olduğunu dile getiren BDDK Başkanı Öztekin, şöyle konuştu:

"Bu konuda, Sukuk uygulaması iyi bir başlangıç olsa da, başka enstrümanların geliştirilmesi gerekmektedir. Katılım bankaları açısından önceliğin, potansiyelin altında kalma nedeniyle, daha geniş kitlelere ulaşmanın olması gerektiğini düşünüyorum. Katılım bankalarının potansiyel müşterilerine ulaşmaları, atıl kaynakların ekonomiye kazandırılması ve finansal sistemin genişlemesi açısından son derece önemlidir. Bunun da en etkin yolu kamuoyuyla iyi bir iletişim kanalı kurmaktan geçmektedir. İletişim kanallarından biri, kuşkusuz elektronik ortamdır. Sektörün internet sayfası, kamuoyunun tereddütlerini giderici bilgilerle ve istatistiklerle donatılıp, daha etkili ve verimli kullanılabilir. Kamuoyunu bilgilendirmek açısından elinizdeki iletişim araçlarını güçlendirmeniz gerekiyor. Bu sayfanın dinamik ve öğretici olması şart. Yoksa kamuoyu sorgulamaya devam edecektir ve tereddütleri de giderilemeyecektir. İkinci olarak, sektörün temel faaliyet konularında farkındalık oluşturmak gerekiyor düşüncesindeyim. Sektörün nasıl olup da faiz oranıyla aynı veya ona çok yakın kar payı verebildiğini açıklamak gerekiyor. Sanırım mudaraba ve murahaba gibi temel kavram ve uygulamalar konusunda kamuoyu aydınlatılırsa, tereddütler yavaş da olsa ortadan kalkacaktır. Bunu bir ölçüde katılım bankacılığı konusunda tüketicinin eğitimi ve finansal farkındalık oluşturma projesi gibi düşünmek mümkündür. Bu amaç doğrultusunda atılacak temel ve kalıcı adımlardan biri, Dünya Bankasının bir süre önce Türkiye’de kurulmasını kararlaştırdığı İslami Finans Araştırma Merkezi projesinin desteklenerek, en kısa sürede sonuçlandırılması olacaktır."

BABACAN: ZİRAAT VE HALK'IN KATILIM BANKACILIĞI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Daha sonra kürsüye davet edilen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da finans sektörüne ilişkin genel bir değerlendirme yaptı, katılım bankalarının sektör içinde geldiği konuma değindi. Katılım bankalarının gelişiminden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve genel kurulun hayırlı olmasını diledi. Babacan, Ziraat ve Halkbank’ın katılım bankacılığı konusunda hazırlıklarını sürdürdüğünü belirterek, “Her iki banka tarafından da alternatifler çalışılıyor. Ümit ediyorum ki önümüzdeki birkaç ay içinde bunun formatı, nasıl olacağı şekillenmiş olur.” dedi. Kamu bankalarının da katılım bankacılığı sistemine girmelerinin, pastayı büyütmek adına önemli olduğunu düşündüklerini dile getiren Babacan, şöyle devam etti:

“Biz hem Ziraat Bankamıza, hem Halk Bankamıza şunu söyledik. ‘Eğer mevcut pastadan pay almak için bunu yaparsanız hiç yapmayın, bu işe hiç soyunmayın… Ancak, yeni alanlar oluşturabiliyorsanız, sektörü büyütecek mevcut katılım bankalarının ulaşmakta, erişmekte belki coğrafya olarak zorlandığı ya da kesim olarak zorlandığı kitleye de ulaşabilecekseniz, o zaman bu işi yapalım, bu işe girelim’ diye… Bunun şimdi her iki banka tarafından da hazırlıkları yapılıyor. Alternatifler çalışılıyor. Ve ben ümit ediyorum ki önümüzdeki birkaç ay içinde bunun formatı, nasıl olacağı şekillenmiş olur.”

Babacan, katılım bankalarının istikrarlı büyümesinden bahsederken, “Ancak KOBİ kredilerine baktığımızda, 2005’deki pay yüzde 6,1. 2012 sonundaki pay yüzde 11,1. Yani şu anda tüm KOBİ kredilerinin yüzde 11,1’ini katılım bankaları sağlıyor. Ancak bunun da biz gelişmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BANKACILIK LİSANSINDA KAPILARI AÇTIK”

Bankacılık sistemindeki lisanlar konusuna da değinen Ali Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz yeni lisans konusunda tüm bankacılık sisteminde artık kapıları açtık. Yeni lisans bir dönem vermiyorduk biliyorsunuz. Önce mevcut bankalar zaten pek çok satılma döneminde olan bankalar vardı. Diyorduk ki ‘Türkiye’ye gelmek isteyenler, önce o mevcutları bir alsınlar… Şu el değiştirmeler, sahip değiştirmeler bir tamamlansın, operasyon bitsin, bankalar dünya ev sahiplerini bir bakıma bulsunlar, ondan sonra da yeni bankaların önünü açalım’ diye planlıyorduk ve bunu artık gerçekleştirdik. Katılım bankaları için de durum aynı. Yani Türkiye’de yeni bir katılım bankası açılmak isteniyorsa, bunun artık önü açık, kapılar açık.”

Babacan, bu konuda bankacılık sektörü için şartlar ve sermaye yeterliğinin de çok önemli olduğunu vurguladı. Bu işin sadece parayla olmadığının altını çizen Babacan, “Bu para kimin parası? Bu adam nasıl bir adam? Bu şirket nasıl bir şirket? Bu işi bilir mi? Daha önce neler yapmış? Bu işi bilir mi, anlar mı? Bunlar çok önemli kriterler. Yoksa parası olan herkesin ‘ben bankacılık yapmak istiyorum’ diye ortaya atıldığı bir sektör çok da sıhhatli gelişmeyebilir. Bütün bunlara dikkat edilmeye devam edilecek.” diye konuştu.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER