ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL23°C
Parçalı Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mayıs 2013 Salı 12:02

"İzmir'de tek bir işçi bile çıkarılmayacaktır"

"İzmirde tek bir işçi bile çıkarılmayacaktır"


Yerel yönetimlerden sorumlu AK Parti İzmir İl Başkan yardımcısı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Yusuf Kenan Çakar, belediye şirketi İZBETON'da baskı uygulandığını, işçilerin, "AK Parti sizi işten çıkaracak." şeklinde korkutulduğunu söyledi. AK Parti'nin yerel yönetimde de iktidara gelmesi halinde tek bir işçinin bile çıkarılmayacağını belirten Çakar, "İZBETON'da biraraya gelen Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, İZBETON Genel Müdürü ve Belediye İş Sendikası'nın sekreteri, yaptıkları konuşmalarla hem haklarını arayan işçilerimizi baskı altına almaya hem de onlar üzerinden siyaset yapmaya çalışmışlardır." dedi.

Konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Grup Başkan Vekili Çakar, şunları kaydetti: "Böyle bir toplantıda devlet memuru Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri'nin bulunması ve bu konuşmalara zemin hazırlaması, İzmir’in nasıl ve kimler tarafından idare edildiğini, pardon, idare edilemediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu toplantı, belediyenin en büyük şirketinin genel müdürünün de doğrudan siyasetin bir parçası haline geldiğinin açık belgesidir. Kaldı ki sayın genel müdür, siyasetçi olduğunu kendi ağzıyla itiraf etmiştir. Her vatandaş gibi sizin de bir siyasi tercihiniz olması normaldir ancak normal olmayan, belediye şirketinin genel müdürlüğü koltuğunda siyaset yapmanızdır. Size o makamda siyaset yapasınız, siyasi beyanatlar veresiniz diye değil, göreviniz gereği İzmir'e ve İzmirli hemşehrilerimize hizmet edesiniz diye maaş veriliyor."

'İŞÇİLERİMİZ EYLEMLERİNDE HAKLIDIR'

İşçilerin eylem yapmaması için baskı altına alındığını öne süren Çakar, "Sayın genel müdür, işçilerimiz haklı olarak, işlerini kaybetmemek için hem İZBETON hem de ESHOT ihalelerinde eylem yaptı ve taşerona karşı direndi. Kimse hakkında da soruşturma açılmadı, kimsenin ifadesi alınmadı. Doğrusu da buydu ancak işçilerimiz, İZELMAN ihalesinde direnip eylem yapınca sen ne yaptın? İşçinin yanında olacağına direnen, eylem yapan, haklarını arayan işçilere soruşturma açtırdın. Bu mudur sizin sosyal demokratlığınız? Siz böyle mi işçi dostusunuz? Bunun sebebi umarım, taşeron şirketin yetkilisinin CHP'li olması değildir. İşçimiz bugüne kadar idarecilerinin arkasında durmuştur ancak idarecilerinin kendi arkasında durmadığını da görmüştür. Bu nedenle de haklı tepkisini göstermiştir. Ey genel müdür, işçiye soruşturma açma. İşçinin arkasında dur, yanında ol. Genel müdür, işçiye, 'Hükümete karşı eylem yaparsan ben de seninle beraber olup polis copu yerim ama işçinin yanında olmayan yerel yönetime karşı eylem yaparsan ben de hakkında soruşturma açarım.' diyor. İşçimizi korkutup baskı altına almaya çalışıyor. İşte sizin yaptığınız ve yapacağınız budur. İzmir böyle idareciler nedeniyle hizmet alamaz hale geldi." diye konuştu.

'TAŞERON SİSTEMİ BİLEREK DEVAM ETTİRİLİYOR'

Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin, taşeron sisteme son verdiklerine dair açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunan Yusuf Kenan Çakar, "Taşeron sistemine son verildiğini söyleyen genel müdür, yıllardır Büyükşehir'den yüksek fiyatlarla aldığı asfalt işlerini niye taşeronlara yaptırdığının cevabını vermeli. Hem işlerini taşerona yaptırıp hem de taşerona karşıymış gibi yaparak işçilerimizi ve İzmirli hemşehrilerimizi kandıramazsınız. Bu son İZELMAN ihalesiyle her şey ortaya çıkmıştır. Kimin işçi dostu, kimin samimi, kimin gayrisamimi olduğu belli oldu. Artık işçimiz yalanlara kanmıyor. Bu telaşın sebebi de bu olsa gerek. Bütün bu yaptıklarınız, işçinin huzurunun kaçmasına ve işyeri çalışma barışının bozulmasına sebep olmuştur. Hizmet üretemeyenler, kaos ortamlarından beslenip siyaset üretmeyi tercih eder hale gelmişlerdir." dedi.

'HİÇ KİMSE İŞİNDEN ÇIKARILMAYACAK'

AK Parti gelirse herkesi işten çıkaracak korkutmasına inanılmamasını tavsiye eden Çakar, şunları söyledi: "Buradan hem işçilerimize hem de sendikacılara sesleniyorum. AK Parti'nin yerel iktidarında belediyenin hiçbir şirketi kapatılmayacak, işini yapan tek bir işçi bile çıkarılmayacaktır. Şirketlerimizin ve çalışan işçilerimizin sayısı artacaktır. Şirketler ve işçilerimiz siyaset için kullanılmayacak, bugünkü gibi baskı altına alınmayacaktır. Belediye şirketlerimiz dürüst ve işinin ehli yöneticilerle zarar değil, kâr eden, hizmet üreten, işçisinin ve İzmirlinin yüzünü güldüren, gururu olan şirketler haline gelecektir. Şirketlerin sermaye artışlarına ret oyu kullandığımızı söyleyenlere sesleniyorum, şirketlerin faaliyet ve hesaplarını meclis denetimine ve İzmirlinin bilgisine açık hale getirin. Açık olun, şeffaf olun, samimi olun; eğer şirket zararlarının tek sebebi işçi ücretleriyse getirin ne kadar sermaye artışı gerekiyorsa yapalım ama açamazsınız, şeffaf olamazsınız, çünkü samimi değilsiniz. Herkes biliyor, biz de biliyoruz ki şirket zararlarının sebebi işçi ücretleri değil, beceriksiz yönetiminizdir."

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER