ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 03 Aralık 2014 Çarşamba 14:35

Açlık ve gıda israfının şaşırtan ilişkisi

İsraf, israf ve israf

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Dünyada yılda 1 milyar 300 milyon ton gıda israf ediliyor." dedi.


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Dünyada yılda 1 milyar 300 milyon ton gıda israf ediliyor. Bu gıdayla halen açlık çeken 1 milyar insanın karnının doyması pekala mümkün. Gıda üretimi kadar belki ondan daha önemli olan gıda alanındaki israfla mücadeledir" dedi.

Bakan Eker, "D-8 5. Gıda Güvenliği Tarım Bakanları Toplantısı"nda konuştu. İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarının gıda ve beslenme olduğunu belirten Eker, gıdaya erişim ve gıda dağıtımında yaşanan sorunlardan dolayı bu ihtiyacın karşılanmasının zorlaştığını, ayrıca stratejik önem kazandığını kaydetti.

Eker, dünya nüfusunun artmasının, kırsal alandan kentsel alanlara doğru nüfus hareketlerinin, toprak ve su gibi doğal kaynakların sınırlı olmasının, küresel ısınma ve ülkeler arası göç gibi faktörlerin bu konuda karşılaştıkları temel zorluklardan sadece bazıları olduğunu dile getirdi. Uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanan raporlara göre 7,2 milyar civarındaki dünya nüfusunun 2050 yılında 9,3 milyara ulaşmasının beklendiğini vurgulayan Eker, şunları söyledi:

"Gıdaya bağlı önemli sorunlar oluşmaması için aynı dönemde tarımsal üretimde yüzde 70 civarında bir artış sağlanması gerektiği hesaplanmaktadır. Bu üretim artışının ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Son dönemde uluslararası kuruluşlarca açıklanan fiyatlar incelendiğinde ciddi bir krizin olmadığı görülmekle birlikte dünyadaki daha önce yaşadığımız tarım ve gıda güvenliği konusundaki krizler ve ekonomik problemler meseleyi dikkatle izlememiz gerektiğini ortaya koymaktadır."

Eker, tarımsal ürünlerin, sanayi ürünleri gibi çok kısa sürede istenilen düzeyde üretilemediğine dikkati çekti. Tarımsal üretim sürecinin belli bir zaman aldığını ve iklim, toprak, su gibi hükmedilmesi kolay olmayan girdilere bağlı olduğunu anımsatan Eker, "Eğitimli iş gücü de önemli bir girdidir. Gıda güvenliğinin sağlanabilmesi, ulusal ve küresel anlamda iyi bir planlamayı gerektirmektedir. Yeterli gıda üretiminin gerçekleştirilmesi tek başına gıda güvenliğinin sağlanması için yeterli değildir. Gıdanın kolay erişilebilir olması da önemlidir" diye konuştu.

Eker, ülkelerde genel güvenlik ve refahın sağlanmasında en önemli unsurun gıda güvenliği olduğuna işaret ederek, "Eğer gıda güvenliği sorunu varsa bu sorun tüm ülkelerin sorunudur. Çözüm önerileri oluşturmak için D-8 ülkeleri olarak birlikte hareket etmemiz gerekmektedir" çağrısında bulundu. D-8 ülkelerinin nüfusunun, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturduğunu hatırlatan Eker, şu bilgileri de paylaştı:

"Nüfus büyüklüğü açısından D-8 dünyada önemli bir yere sahiptir. D-8'deki toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 30'undan fazlası tarım sektöründe istihdam edilmektedir. İstihdamdaki yüksek payına rağmen, tarım sektörünün ülke ekonomilerine katkısı ise sınırlı düzeyde gerçekleşmektedir. Tarım alanında yüksek istihdama karşın ekonomideki payın düşük olması tarım sektöründeki en önemli sorunlardan birinin düşük verimlilik olduğunu göstermektedir."

Eker, uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan hesaplamalara göre tarım sektörüne küresel ölçekte yıllık 83 milyar dolar ilave yatırım yapılması gerektiğini belirtti. Tarım sektörüne yapılacak yatırımların belli bir sistem içinde ve hükümetlerin gözetiminde yapılmasının önemine dikkati çeken Eker, şunları kaydetti:

"Kamu kuruluşlarının yanı sıra özel sektörü sürece dahil etmeli ve yatırımlarını kolaylaştıracak düzenlemeleri hep beraber hayata geçirmeliyiz. D-8, 17 yıldır üye ülkeler arasındaki iş birliğinin gelişmesinde ilerleme kaydetmiştir. Bu kapsamda çeşitli konularda çalışma grupları oluşturulmuştur. Çalışma grupları ülkelerimizin uzmanlarını bir araya getirerek ortak çözüm arama konusunda uygun bir platform oluşturmaktadır. Her üye ülkenin önemli bilgi ve tecrübelerinin ortak platforma taşınması son derece önemlidir. Çalışma grupları her ne kadar bir araya gelip çalışsa da önemli olan husus çalışmalardan somut çalışmalar elde edilmesidir. Elimizde maalesef somut sonuçlar bulunmuyor."

Eker, "Türkiye olarak bizim önerimiz; çalışma gruplarının olağan şekilde toplantılarına devam etmeleri, ancak Tarım Bakanları Toplantıları'nın her yıl yerine iki yılda bir düzenlenmesi hususudur. Bu şekilde alınan kararların izlenebilmesi açısından karar alıcılara da yeterli zaman bırakılmış olacaktır" dedi.

 "Gıda alanındaki israfla mücadele edilmeli"

D-8 kapsamında Türkiye tarafından gerçekleştirilebilecek çabalara da değinen Eker, şöyle konuştu:

"1 Aralık 2014 itibarıyla Türkiye G-20 Dönem Başkanlığı'nı devraldı. Bu kapsamda önümüzdeki bir yıl boyunca G-20 ülkeleri devlet başkanlarını, tarımın başındaki isimleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarını Türkiye'de ağırlayacağız ve çok sayıda toplantı organize edeceğiz. Türkiye'nin G-20 gündeminde gıda güvenliği öncelikler arasında yer almaktadır. Burada hedef kitle sadece G-20 ülkeleri değil, özellikle düşük gelirli ülkelere yönelik de çalışmalar yapılacaktır.

Bu konuda D-8 platformunda sahip olduğumuz tecrübe birikiminin ve iş birliği kapasitesinin G-20 Dönem Başkanlığı'mız sürecinde de olumlu yansımaları olacaktır. Bu çerçevede iş birliğimizin daha da güçlendirilmesi bağlamında özellikle gıda güvenliği alanında bölgesel ve küresel çabalara Bakanlık olarak verdiğimiz katkıyı D-8 ülkeleriyle de paylaşmaya ve ortak hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirilecek girişimlere her zaman katkı ve destek vermeye hazırız."

Eker, özellikle gıda güvenliğinin ülkelerin öncelikleri arasında yer alması ve gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla sürdürülebilir gıda sistemlerinin tesisinin planlanması ve hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından önemli gördüğü noktaların altını çizen Eker, şunları ifade etti:

"Küçük çiftçilere, kadın ve genç nüfusun tarım sektöründe istihdam edilmesine önem verilmeli. Özellikle verimlilik ve üretim artışı açısından Ar-Ge ile tarımsal altyapının geliştirilmesi de çok önemli. Keza piyasaların takibi ve şeffaflık son derece önemli. Gıda israfı ve kayıplarının en aza indirilmesi de hepimiz için önemli bir konudur. Çünkü dünyada yılda 1 milyar 300 milyon ton gıda israf ediliyor. Bu gıdayla halen açlık çeken 1 milyar insanın karnının doyması pekala mümkündür. Gıda üretimi kadar, belki ondan daha önemli olan gıda alanındaki israfla mücadeledir."

"Gıda güvenliği bütün yeryüzünün ortak sorunu"

Eker, gıda güvenliğinin sağlanmasında asıl sorunun gıdaya erişimde ve dağıtımda yaşanan sıkıntılardan kaynaklandığını dile getirdi. Genel güvenlik ve refahın sağlanmasında temel unsur sayılan gıda güvenliğinin bütün yeryüzünün ortak sorunu olduğunu söyleyen Eker, bu konuda çözüm önerileri için D-8 ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini aktardı.

Eker, "Ürettiğimiz tarımsal ürünler için hem kendi içimizde hem de uluslararası pazardan daha çok pay almak amacıyla iş birliğimizi yoğunlaştırmalıyız. Günümüzde İslam dünyasında yaşanan pek çok trajedi içimizi kanatıyor. Gıda arzı ve güvenliğinin temini dolayısıyla etkin tarım politikalarının uygulanması siyasi ve sosyal sorunların eksik olmadığı İslam coğrafyasında acıların azalmasına da etki edecektir. Suriye'de, Filistin'de ve Irak'ta yaşanan insanlık dramları ülkelerimiz arasındaki yakınlaşma ve iş birliğini hayati kılmaktadır. D-8 toplantısı bu anlamda daha da önem kazanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Eker, tarım ve gıda güvenliğinin doğrudan ve dolaylı olarak sadece İslam dünyasında değil bütün dünyada yaşanan siyasi ve sosyal sorunları etkilediğini belirtti. Dünyada şu anda yeni iş birliği alanları için büyük bir mücadele yaşandığını aktaran Eker, "Tarım ve bununla ilişkili olarak gıda ve enerji konusu insanlığın gündemini 21. yüzyılda önemli şekilde etkileyecek. O nedenle gıda güvenliği meselesi hem küresel güvenlik ve barış hem de kaynakların doğru kullanılması açısından son derece hayatidir" dedi.

Eker, özellikle ABD ve Avrupa Birliği (AB) arasında gündemde olan tek bir ekonomik blok haline gelme çabalarının ve Asya-Pasifik ülkelerinin ekonomik ortaklıkları için yapılan girişimlerin yeni bir takım oluşumları ve dengeleri beraberine getireceğini söyledi. Bu yeni oluşumlarla bu bölgelerin tarımsal yapılarında da yeni şekillenmelerin kaçınılmaz olduğuna işaret eden Eker, "Dolayısıyla D-8 ülkeleri dışındaki dünyanın diğer bölgelerindeki ekonomik birliklerin sürekli entegrasyon çabaları içinde olduğu dönemde bizim bunları muhakkak dikkate almamız ve mevcut iş birliği alanlarımızı daha etkin ve güçlü hale getirmemiz önemlidir" ifadelerini de kullandı.

Bakan Eker, daha sonra D-8 Genel Sekreteri ve üye ülkelerin bakanlarıyla aile fotoğrafı çektirdi.

 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

“Bürokrasiyi azaltın” çağrısı

SONRAKİ HABER

Fiyatı düşen limon "yatağa" girdi