ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL32°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 30 Nisan 2013 Salı 21:20

"İlk çeyrek büyümesi geçen yılın gerisinde kalabilir"


Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, IMF'nin Türkiye için öngördüğü yüzde 3,4'lük 2013 yılı büyüme tahmininin kötümser olmadığını söyledi.
     Özdebir, ASO Nisan Ayı Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçen hafta IMF'in dünya ekonomik görünüm raporunu yayımladığını hatırlatarak, Fon'un 2013 için dünya ekonomisi büyüme tahminini 0,2 puan düşürdüğünü ve yüzde 3,3'e çektiğini ifade etti.
     Rapora göre Avro Bölgesi'nin 2013'te binde 3 küçüleceğini dile getiren Özdebir, "IMF'nin Türkiye için 2013 büyüme tahmini de yüzde 3,4'tür. Bu tahmin bizce kötümser bir tahmin değildir" dedi.
    
"İlk çeyrek büyümesi geçen yılın gerisinde kalabilir"
    
     Sanayi üretimi verilerine de değinen Özdebir, yılın ilk iki ayındaki artış hızının düşük kaldığını kaydetti.
     Aynı dönemde sanayide ciro endekslerinin de reel olarak geçen yılın aynı döneminin gerisinde olduğunu belirten Özdebir, "Ekonomi, geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,3 büyümüştü. Eldeki veriler, bu yılın ilk çeyrek büyümesinin bunun gerisinde kalacağı yönündedir" diye konuştu.
    
Anket sonuçları
    
     "Ankara Sanayisinde Durum Tespiti ve Beklentiler Anketi"nin ilk çeyreğe ilişkin sonuçlarını da açıklayan Özdebir, ilk çeyrekte aralık ayına göre toparlanma olduğunu dile getirdi.
     Özdebir, mart ayı sonunda aralık sonuna göre artış belirtenlerin oranının üretimde yüzde 48,5'e, yeni siparişlerde yüzde 44'e, ithalatta yüzde 23'e, stoklarda yüzde 33'e yükseldiğini bildirdi.
     Ankara sanayisindeki toparlanmanın, kapasite kullanımı oranında da kendini gösterdiğine işaret eden Özdebir, aralık sonunda yüzde 59 olan ortalama kapasite kullanım oranının yüzde 61'e çıktığını ifade etti.
     İstihdam ve ücretlerde artış gözlendiğini de dile getiren Özdebir, istihdamda artış belirtenlerin oranının yüzde 24'e, ücretlerde artış belirtenlerin oranının da yüzde 55'e ulaştığını söyledi.
     Ücret ayarlamalarının genellikle yıl başında yapılması nedeniyle ücretlerdeki artışı normal karşılamak gerektiğini belirten Özdebir, buna karşın maliyet ve fiyatlarda da artış belirlendiğini ifade etti.
     Ankara'nın ihracatının duraksama içinde olduğuna dikkati çeken Özdebir, mart ayı sonunda dış satışlarda artış belirtenlerin oranının yüzde 29'a düştüğünü bildirdi.
    
"Yüksek yoğunlaşmaya dikkat edilmeli"
    
     Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yakın zamanda açıkladığı sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşma istatistiklerine ilişkin de konuşan Özdebir, yoğunlaşma istatistiklerinin bir sektörde en büyük 4 ya da 8 şirketin o sektördeki toplam cironun ne kadarını yaptığını gösteren veriler olduğunu kaydetti.
     TÜİK'in 515 alt sektörün 127'sinde çok yüksek, 73'ünde yüksek, 86'sında orta, 229'unda ise düşük derecede yoğunlaşma tespit ettiğini anlatan Özdebir, "Çok yüksek ve yüksek yoğunlaşma olan sektörler, toplamın neredeyse yarısını oluşturuyor. Bu yüksek oranlar, bize şunu göstermektedir. Bir çok sektörde yeterli rekabet olmadığı ve birkaç büyük firma o sektöre hakim olduğu için fiyatlar yüksek oluşuyor" değerlendirmesinde bulundu.
     Özdebir, yüksek yoğunlaşmanın üretim maliyetlerini artırırken, rekabet gücünü azalttığını belirtti.
     Yüksek yoğunlaşmanın, sadece fiyatları değil teknolojik gelişme ve inovasyonu da olumsuz etkilediğini dile getiren Özdebir, rekabetle karşılaşmayan ve malını yüksek fiyattan satan şirketin, ne teknolojik gelişme ne de inovasyon kaygısı taşıyacağına işaret etti.
     Cari işlemler açığının artması noktasında da yüksek yoğunlaşmanın önemli olduğunu ifade eden Özdebir, "İçeride yoğunlaşma oranı yüksek bir sektörden ara malı almak yerine ithalat yapmak daha ucuza geliyorsa başka ne yapılabilir ki-" dedi.
     Özdebir, yüksek yoğunlaşma oranlarının sanayinin sağlıklı gelişimini engellediğini ve özellikle küçük firmaların kar oranlarını düşürerek sermaye birikim hızını yavaşlattığını söyledi.
     Rekabet Kurumu'nun, yoğunlaşma oranı yüksek sektörleri mercek altına almasını isteyen Özdebir, ekonomi yönetiminin de yoğunlaşma oranları yüksek sektörlere girecek yeni şirketlere de teşvik vermesi gerektiğini ifade etti.
    
Afrika pazarı
    
     Afrika pazarına ilişkin de görüşlerini paylaşan Özdebir, kıtanın aldığı doğrudan yabancı yatırımın 2002'de 15 milyar dolar iken, geçen yıl bu tutarın 46 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
     Afrika'nın özellikle gelişmiş ülkeler arasında önemli bir rekabet alanı haline geldiğini dile getiren Özdebir, "Devletimiz, gelişmeleri doğru okuyarak son yıllarda kapsamlı bir Afrika açılımı gerçekleştirdi. Daha önce diplomatik ilişkilerimizin olmadığı birçok Afrika ülkesi ile diplomatik ilişkiler kuruldu" diye konuştu.
     Türkiye'nin Afrika açılımına ASO'nun da katkıda bulunduğunu anlatan Özdebir; Sudan, Nijerya, Somali, Kenya, Ekvator Ginesi ve Gana'ya yapılan resmi ziyaretlere katılarak temaslarda bulunduklarını anlattı.
    
"Gidip de dönmemek var"

    
     Yaklaşan oda seçimlerini hatırlatarak, toplantının mevcut meclisin son toplantısı olduğunu belirten Özdebir, "Ben, yönetim kurulu adına, meclis üyelerimizin bize vermiş oldukları destek, katkı ve yapıcı eleştiriler için teşekkür ediyorum. Her demokratik seçimde olduğu gibi gidip de dönmemek, dönüp de bulmamak var. Bu nedenle tüm meclis üyelerimize sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum" ifadesini kullandı.
     4 yıllık görev süresi içinde yaptıklarına da değinen Özdebir, kıdem tazminatında Avusturya modelini Türkiye'nin gündemine taşıdıklarını hatırlattı.
     Toplu İş İlişkileri Yasası ile ilgili müdahalede bulunduklarını dile getiren Özdebir, "Çok kötüye gidiyordu ancak kötünün iyisine çevirebildik" diye konuştu.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER