ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Sağanak Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 19 Kasım 2012 Pazartesi 14:16

Hükümet ‘bankacılık yapma' derse yapmayız...

Hükümet bankacılık yapma derse yapmayız...


Sahibi olduğu Kentbank’a 2001’de haksız yere el konulduğu gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanan Süzer Holding Onursal Başkanı Mustafa Süzer, bundan sonra hükümetin tavrına göre hareket edeceklerini söyledi. Süzer, “Devletimiz, hükümetimiz neyi uygun görürse onu yapacağız.” dedi.

Süzer Holding Onursal Başkanı Mustafa Süzer, Zaman Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt’un Skytürk360 TV'de yayınlanan Üç Nokta programına konuk oldu. Süzer, Kentbank konusunda grubun izleyeceği yolu, “Al lisansı derlerse bankacılık yapacağız, ülkemiz ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz. Yok ‘bu işi yapma derlerse’ de yapmayacağız. Devletimiz, hükümetimiz neyi uygun görürse onu yapacağız. Biz bunu kazandık diye çaka satmak veya onun arkasına sığınmak gibi bir durumumuz olamaz. Bir bankamız olsa ne olur, olmasa ne olur.” şeklinde özetledi.

Danıştay ve AİHM kararı ile itibarlarını kazandıklarını aktaran Süzer, “Meselenin maddi boyutundan daha ziyade manevi boyutu bizim için daha kıymetlidir. Bundan sonrası devletin kararına bağlıdır. Devletin vereceği karara herhangi bir itirazımız olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iş dünyasının devlete yaslanmadan tek başına yola devam etme özgüvenine sahip olmadığını söyleyen Süzer, şöyle devam etti:

“İş adamlarının geleceğe dönük planları yok. Bugünkü kazancını düşünen ve kim iktidarda ise ona doğru meyilli olan kişilerdir. Bu ilkesiz bir duruştur. Hükümetin etkinliğinden sıyrılıp ülkeme daha fazla ne katabilirim profiline sahip işadamı daha görmedim şimdiye kadar. Aynı şekilde darbelere karşı da duramamıştır işadamları. Genç neslin bu konuda özgüveni daha yüksek.”

        “TOPLUMUN BÜYÜK KESİMİ ANAYASANIN DEĞİŞMESİNİ İSTİYOR”

Anayasa’dan kimsenin memnun olmadığını aktaran Süzer, toplumun büyük kesiminin bu anayasanın değişmesini istediğinin altını çizdi. Her ülkenin başında terör sıkıntısı olduğunu anımsatan Süzer, herkesin bir yolunu bulup bu sıkıntıyı çözdüğünü, Türkiye’nin de doğru yolu bulup çözeceğini ifade etti. İdam tartışmaları hakkında bir Türk vatandaşı olarak kafalarda ‘kısasa kısas’ konusunda bir görüş olduğunu ama AB’nin bunu ne şekilde kabul edeceği ya da AB’den vazgeçilmesi gerekebileceğini kaydeden Süzer, “Diğer taraftan adam çıkıp kaç kişiyi öldürüyor. Bu gibi suçlarda, idamın kısıtlı durumlarda uygulanması kaydıyla son zamanlardaki cinayetlerin önüne geçilebileceği kanaatindeyim.” dedi.

        “2001 KRİZİNDE DÖNEMİN HÜKÜMETİNİN KABAHATİ BÜYÜK”

2001 krizinde dönemin DSP, ANAP ve MHP koalisyon hükümetinin büyük kabahati olduğunu belirten Mustafa Süzer, bu konuyu çok daha basit halledilebilecekken çok sert yöntemlerin uygulandığını ileri sürdü. 2001 senesinde alınan bankaların durumlarının iyi olduğunu vurgulayan Süzer, şöyle konuştu:

“Aldılar, oldu bitti. Ama bakıyorsunuz ABD’de, AB’de ve Uzak Doğu’da birçok banka krizde zor duruma düşüyor ama kurtarılmayan yok. Ya da ellerinden alınıp kamuya devrediliyor. Yani kimsenin burnu kanamıyor. Bizde bankacılara karşı bir şey oluştu. Bunu biraz medya, biraz da bankayı sevmeyen ticaret kesimi körükledi. Türkiye’de birçok iş adamı batmasının sorumlusu olarak bankaları görmüştür. Aslında bankaların batmasının sebebi de iş adamlarıdır. Ödemedikleri krediler sebebiyle. O yüzden bu iki taraf birbirine yakın ve yardımcı olmak zorundadır. Ama bizde öyle olmadı. O dönemde tutuklamalar oldu. Halen bu konuda yargılamalar var. Oysa o krizde herkesin kabahati vardı.”
 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER