ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Çok Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Nisan 2013 Perşembe 21:34

''Elektrik üretiminde doğalgaza bağımlıyız''


Turcas Petrol Üst Yöneticisi (CEO) Batu Aksoy, gündemde olan doğalgaz piyasası kanununun yılın ikinci yarısında çıkmasının enerji sektörü için önemli bir adım olacağını belirtti.
     İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen ICCI 2013-19. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı kapsamında ''TÜSİAD Özel oturumu -Doğal Gaz Piyasası'' başlıklı oturum gerçekleştirildi.
     Oturumda konuşan Turcas Petrol Üst Yöneticisi Batu Aksoy, doğalgaz piyasasının liberalizasyon sürecinin 2000'li yıllarda başladığını belirterek, sektör açısından gelinen noktada ciddi bir ilerleme olduğunu söyledi.
     Doğalgaz ithalatıyla ilgili bir takım sınırlamalar olduğunu anlatan Aksoy, ''BOTAŞ'ın pazar payının çok hızlı şekilde düşmesi mümkün olmayabilir. Ancak, BOTAŞ ticaret ile BOTAŞ iletimin ayrıştırılması, piyasada gerçek anlamda rekabet oluşturulması, yeni ithalat kaynaklarından gaz getirilmesi için önümüzde bir platform var. Gündemde olan doğalgaz piyasası kanununun yılın ikinci yarısında çıkması, enerji sektörü için çok önemli olacaktır'' diye konuştu.
     Bundan sonraki 10 yılda ise çok daha hızlı adımlar atılacağını düşündüğünü anlatan Aksoy, şöyle konuştu:
     ''Türkiye'de nükleer santral şu an operasyonel olarak yok, uzunca bir süre de olmayacak. Kömürde de çok ciddi üretici değiliz. Linyit kaynaklarımız var ama kısa vadede baz yük üretiminde halen doğalgaz yüzde 40-50 oranında ağırlığını koruyor. Türkiye'de doğalgaz sektörünün liberalleşmesi, isteyen üreticinin kendi gazını getirmesi, piyasanın gerçek rekabete açılması, Türkiye'nin enerji tedariki ve büyümesi açısından çok önemli olacaktır.''
     OMV Power Turkey Genel Müdürü Korkut Öztürkmen de doğalgaz piyasasının Türkiye'de yeni olduğunu vurgulayarak, 1997'de ilk adımların atıldığını, 2002'de çıkan kanunla şaşırtıcı derecede bir ilerleme kaydedildiğini belirtti.
     Öztürkmen, sektörde halen amaçlanan serbest bir pazara ulaşılmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:
     ''Fiyat konusunda halen bir tekelleşme, bir BOTAŞ endeksi söz konusu. Bunun hem piyasa oyuncularının hem de tüketicilerin aleyhine olduğunu, Avrupa'da bir buçuk yılda yaşanan örnekten görebiliyoruz. Oradaki çalışan doğalgaz piyasalarında oluşan fiyatlar şu anda ikili anlaşmaların altında gerçekleşmeye başladı. Bu da tedarikçi ülkelerin üzerinde baskı oluşturarak, kendi anlaşmalarını revize etmeye yöneltti. Doğal gazda liberalleşmenin hızlı gerçekleşmesi, çok fazla oyuncuya işlerlik kazandırılması, hem oyuncu hem tüketici hem de ülkenin yararına olacaktır.''
     Öztürkmen, Türkiye'nin aslında doğalgaz üreticisi olmamasına rağmen, konumu itibariyle çoğu üretici ülkelerden daha avantajlı bir durumda olduğuna dikkati çekerek, ''Türkiye'nin dört yanında büyük doğalgaz kaynakları var. Son zamanlarda Romanya ve çevresinde bulunan bazı gazların bile Türkiye'ye getirilip getirilemeyeceği konuşulmaya başlandı. Türkiye bir pazar olarak rekabeti arttırarak çok avantajlı konum elde edebilir'' diye konuştu.
    
''Elektrik üretiminde doğalgaza bağımlıyız''

    
     Palmet Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doğanay Samuray ise Türkiye'nin doğalgazda Avrupa da 4. büyük pazar olduğunu belirterek, ''Türkiye hem doğal gaz moleküllerinin müşterisi, hem de doğal gazın ticaretini yapabilecek harika konumda bir ülke" dedi.
     Türkiye'nin elektrik üretiminde doğalgaza bağımlı olduğunu anımsatan Samuray, "Bu bağımlılık devam edecek. Elektrik üretiminin dışında, başka bir şeye daha dikkat çekmek istiyorum; evlerde de artık doğalgaz kullanıyoruz. Şu anda Türkiye'nin çok büyük bir kısmı doğalgaz kullanıyor evlerinde ve çok memnunlar. Türkiye'de doğalgaz en ucuz yakıt'' diye konuştu.
     Samuray, piyasada özelleştirmelerin önünün açılması gerektiğine dikkati çekerek, bu sayede petrolde olduğu gibi doğalgazda da taşların yerine oturacağını söyledi.
     ''Özel sektörün bu işleri yapabilecek gücü yoktur'' şeklinde bir yanlış inanış olduğunu ifade eden Samuray, ''Bu bir emtiadır, özel sektörün bunu en iyi şekilde yapabileceğine de inanıyorum'' dedi.
     E.ON Başkan Yardımcısı Matthias Keuchel de Türk gaz piyasasıyla tanışmalarının yeni olmadığını, ilk olarak 1990'lı yıllarda Türkiye'ye geldiklerini belirtti. Keuchel, ''O zamanlar buradaki bazı fırsatları değerlendirdik. Türkmen veya İran gazını Avrupa'ya aktarma ile ilgiliydi. O zamanlarda batı Avrupa gaz pazarının çok yüksek miktarlı büyümesi söz konusuydu. Artık büyüme doğuya kaydı, özellikle Türkiye'ye. Bu da çok olumlu bir şey, hem ülke hem de piyasa için'' ifadelerini kullandı.
     Keuchel, Türk gaz piyasasının aslında AB pazarlarından çok da farklı olmadığına vurgu yaparak, şunları kaydetti:
     ''Dışa bağımlılık Türkiyede yüzde 100'e yakın. AB'de de gaz dışa bağımlılığı yüzde 70'e yakın. Dolayısıyla çok büyük bir fark yok. Farklı olan AB ülkelerinde 2000'den buyana elektrik ve gaz piyasalarında çok aktif, hızlı ve yoğun bir liberalizasyon var. Türkiye'nin liberalleşme sürecinde diğer ülkelerin deneyimlerinden ders çıkarması lazım. Başkalarının deneyiminden faydalanmak hata yapmayı önler.''

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER