ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL3°C
Kar Yağışlı
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mart 2013 Perşembe 15:51

"Çevreye rağmen değil çevreyle çalışıyoruz"


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerji sektörü olarak çevreye rağmen değil çevreyle beraber iş yapmak istediklerini belirterek, ''Türkiye'nin enerji kaynakları bir zenginliktir ama aynı zamanda tarihi varlıkları, sit alanları, turizm varlıkları da bir zenginliktir'' dedi.
    
Bakan Yıldız, Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) düzenlediği, ''Bölgesel ve Küresel Enerji Güvenliği: Türkiye'nin Rolü'' konulu panelde konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
    
''Türkiye'nin global düzeyde enerji şirketi olacak mı-'' sorusu üzerine Yıldız, Türkiye'nin TPAO ve BOTAŞ gibi enerji devlerini uluslararası aktör haline getirmek konusunda bazı projelerinin olduğunu belirtti. Şu anda TPAO'nun en büyük gelirlerini Azerbaycan ve üçüncü ülkelerde yaptığı operasyonlarla sağladığına dikkati çeken Bakan Yıldız, TPAO ve BOTAŞ'ın yurt içindeki operasyonlarının yanı sıra yurt dışındaki işlerde daha öncü rol alması için hazırlıklar yaptıklarını bildirdi.
    
Yıldız, HES projeleriyle ilgili olarak da AB üyesi 27 ülke arasında yenilenebilir enerji kaynaklarından ve HES'lerden en fazla yararlanan ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı. HES'lerin zaman zaman tartışmalı bölgelerde de yapıldığını anlatan Yıldız, şöyle konuştu:
    
''Bunların her birisi, her bir damla suyu değerlendirme gibi iyi niyetle yola çıkılan ama tabirimi mazur görün bir kısım müteahhitlerin bazı hoyratça davranışlarından dolayı usulü, esasını geçen bir noktaya geldiği projeler olmuştur. Biz çevreye rağmen bir işi yapmak istemiyoruz. Çevreyle beraber yapmak istiyoruz. Türkiye'nin enerji kaynakları, tabii kaynakları bir zenginliktir ama aynı zamanda tarihi varlıkları, sit alanları, kaynakları da bir zenginliktir. Birini tercih etmek diğerinden vazgeçmek anlamına gelmiyor. Çok iyi niyetle, çevreyi koruyucu bazı masum isteklerin haricinde (onları tenzih ederek söylüyorum), çok spekülatif hatta manipülatif çevreci davranışları da görüyoruz. Bunların sadece çevreyle alakalı kaygılarının olmadığını bir kısım kaygıların da kalkınmayla alakalı olduğunu gördük. Bunları bizim kabul etmemiz mümkün değil.
    
Fransa'da 1100 kilometre civarındaki nehir üzerinde eğer 8-10 nükleer santral varsa, orası dünya koruma alanları arasına alınmış olmasına rağmen oradaki balıklara ve turistlere bir şey olmuyorsa kusura bakmayın bizim turistimize balığımıza da bir şey olmaz. O yüzden bunların her birisini bir denge içinde götürmemiz lazım. HES'ler Türkiye'nin yağış rejiminin çok düzenli olmadığı bir bölgede kıymetli projelerdir bunları geliştirmemiz lazım.''
    
Socar Türkiye Ceo'su Kenan Yavuz da önümüzdeki 30 yıl içinde insanoğlunun tükettiği enerjinin, bugüne kadar tüketilenden yüzde 30 daha fazla olacağını, doğalgaz, petrol ve fosil yakıtların önemini korumaya devam edeceğini, petrol ve doğalgaza olan bağımlılığın giderek artacağını söyledi.
    
Türkiye'nin arz güvenliği açısından önemli aşamalar kaydettiğini anlatan Yavuz, bölgedeki istikrarlı ve güvenli tek alternatif ülkenin de Türkiye olduğunu anlattı.
    
Yavuz, Socar olarak Türkiye'nin en büyük doğrudan yatırımcısı olduklarını belirterek, ''Biz Türkiye'ye 2018 yılına kadar 17 milyar dolarlık yatırım portföyünü tanımlamış bir yatırımcıyız'' dedi.
    
BP Türkiye Ülke Başkanı Bud Fackrell de Türkiye'de 100 yıldır çalıştıklarını, bundan sonra da yatırımlara devam edeceklerini anlattı.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER