ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Sisli
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 15 Nisan 2013 Pazartesi 15:05

BAU Finansal Araştırma ve Uygulama Merkezi açıldı


Merkez Bankası İstanbul Şube Müdürü Haluk Ersoy, "Türkiye'nin dünyada markalaşabileceği konuyu İslami finans olarak görüyorum" dedi.
     Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Finansal Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin (BFRC) açılışı öncesinde "Finans Merkezi: İstanbul" paneli gerçekleştirildi.
     BAU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Deniz Gökçe moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, konuşan Ersoy, avroya geçiş ile merkez bankalarının bundan sonra önemsiz olacağı yönünde algı oluştuğunu belirterek, merkez bankalarının her zaman önemli kurumlar olduğunu kaydetti.
     Ersoy, İstanbul'un finans merkezi olması konusunda somut hedefler veremeyeceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
     "Merkez Bankası olarak yolu açmaktan öteye görevimiz yok. Merkez Bankası, fiyat istikrarı üzerine sorumludur. Bunun ne kadar önemli olduğu elma ya da kirazın fiyatının artmasından ziyade, 2000 yılında bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılmasında gördük. Enflasyon sermayeyi tüketen bir unsurdur. Merkez Bankası olarak 10 sene içerisinde döviz büfelerini, dövizzedelerini Türkiye'nin gündeminden çıkartmış olduk. Vatandaşlarımız artık hem TL ile borçlanabiliyor hem de TL yatırım araçlarına yatırım yapabiliyor. Bu piyasaların gelişmesi açısından en önemli unsurdur."
    
     -"En önemli husus finansal istikrar"-
    
     Daha yolun başında olduklarını ve gidilecek mesafeler bulunduğunu anlatan Ersoy, "Merkez Bankası olarak, en önemli gördüğümüz husus finansal istikrardır. Herhangi bir kriz çıktığında krizi telafi ya da tedavi etmenin maliyeti, öncü göstergelere bakarak onu kontrol ettiğinizde, oluşacak maliyetten çok daha düşüktür'' dedi.
     Ersoy, genel algı itibariyle proaktif olmak, tedbir almak, bunun karşılığında büyüme rakamlarının oynamasının tepki çekebileceğini aktararak, "Kurum olarak, finansal istikrarın çok büyük kriz sarmalına girmeden tedavi edilebileceğine, sürdürülebilir bir istikrarın sağlanabileceğine inanıyoruz. Bu yönde de çalışmalarımıza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
     Ersoy, İslami finans konusunda hızla mesafe alınabileceğini belirterek, "Diğer ülkelerde aradaki mesafeyi kapatarak, Türkiye'nin dünyada markalaşabileceği konuyu İslami finans olarak görüyorum" diye konuştu.
     Sözleşmelerde Londra hukukunun geçerli olduğunu belirten Ersoy, İstanbul'daki mahkemelerin ya da tahkim merkezlerinin sözleşmelerin altına hüküm düşürebildiği gün İstanbul finans merkezi olma yolunda önemli adım atmış olacağını kaydetti.
     Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nda (TMSF) çalıştığı dönemde eşiyle tanıştığını ve ne iş yaptığını sorduğunda, "Beni garson gibi tanımlayabilirsin" dediğini aktaran Ersoy, "Büyük bir masada yemek yenilmiş, bana hem masayı topla hem de faturayı öde denilmiş. Biz de onu tahsilat yaparak ödedik. TMSF'deki başarı dünya ölçeğinde önemlidir. İnşallah böyle bir tahsilat yapmak zorunda kalmaz ve sıkıntı yaşamayız'' diye konuştu.
    
     -"Finans sektörünün üzerinde güneş batmıyor"-
    
     Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin ise İngiltere için üzerinde güneş batmayan imparatorluk denildiğini anımsatarak, bir ülkede piyasa kapandığında başka bir ülkede piyasanın açıldığını, bu nedenle finansın da üzerinde güneş batmayan bir sektör olduğunu söyledi.
     Keskin, finans sektörünün kendine hak kurallarının bulunduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
     "Finansal sektörün etkili bir şekilde çalışabilmesi ve kendisinden bekleneni verebilmesi için siyasi ortamının demokrasi olması gerekiyor. Piyasa ekonomisi olmayan bir ülkenin ben finansal sektörünün büyümesi ve gelişmesi mümkün değildir. Hukuk ve adalet sisteminin de olması lazım. Herhangi bir ülkenin büyümesi ve gelişmesi için de olması gereken temel unsurlar bunlar. Ben finansal sektörümüzün ayakta kaldığına şükrediyorum. Küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. Türkiye, 1950'li yıllardan bu yana 10 yılda bir demokrasisinde ciddi sıkıntılar yaşadı."
     Geçmişte Türkiye'deki finans sektörünün, kuralları sürekli değiştirilen, denetimini aynı zamanda bu sektörün en önemli borçlusu olan kurumların yaptığı ve dolayısıyla onların da doğrudan siyasete ilişkilendirdiği bir sektör olduğunu ifade eden Keskin, finans sektörünün, sahibinin hor kullandığı bir sektör olduğunu kaydetti.
     Keskin, böylesine bir sektörde bir finans merkezi konuşuyor olabilmenin bir mucize olduğunu anlatarak, "2001 yılında Türkiye, Cumhuriyet döneminin en kötü yılını yaşamıştır" dedi.
    
     -"Borsa en pahalı kaynak"-
    
     "Biz finansal sektörü, paradan para kazanan sektörü sevmiyoruz" diyen Keskin, Borsa İstanbul'un önemli hedeflerinden birinin maalesef sermaye piyasasının, özellikle şirketlerin halka açılma yoluyla genişletilmesi olduğunu dile getirdi.
     Keskin, birçok kişinin şirketlere, "ucuz ve bedava kaynak istiyorsanız gidin borsaya açılın" dediğini ifade ederek, aslında borsanın en pahalı kaynak olduğunu, çünkü şirketlerin öz kaynağı paylaşmak üzere borsaya açıldığını söyledi.
     Sağlıklı finansal sektör için borç alan, borç verenlerin ve bu sektöre öz kaynak koyacak girişimcilerin olması gerektiğini anlatan Keskin, "Fiyat ve finansal istikrarı yakalarsa Türkiye güçlü bir siyasi ve finansal merkez olacaktır" dedi.
     Konuşmaların ardından katılımcılara plaket takdim edildi.
     Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, Ersoy, Keskin, Doç. Dr. Gökçe ve beraberindekilerin, Finansal Araştırma ve Uygulama Merkezine (BFRC) geçip gong çalmasıyla, merkezin açılışı gerçekleştirildi.
    
     -Finansal Araştırma ve Uygulama Merkezi-
    
     İstanbul'un bir finans merkezi olması hedefiyle yürütülen projelere akademik destek sağlayacak ve araştırmaların yanı sıra alanında uzman isimlerle eğitimler verilecek BFRC, finans sektörüne nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi konusunda da çalışmalar yürütecek.
     Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde kurulan merkez, içerisinde bulunan Bloomberg ve Matriks veri terminalleri ile hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalara anlık erişim sağlama, veri transferi ve analizler yapma imkanına da sahip olacak.
     BFRC gerek ulusal gerek uluslararası piyasalarda açıklanan makroekonomik verileri analiz ederek dünya piyasalarının gelişimi konusunda finans sektörünü bilgilendirecek ve bültenler yayımlayacak. Her ay düzenli olarak çıkarılacak bültenler aracılığıyla piyasaların yönü hakkında araştırmalar paydaşlara sunulacak.
    

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER