ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 09 Ekim 2014 Perşembe 00:03

Ali Babacan Türkiye'nin ekonomik hedeflerini açıkladı

Babacan: 2023 hedeflerimiz iddialı

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin, iddialı ama 2008-2009 krizinden sonra dünyanın ekonomik büyümesi ve dünyanın ticaret ile ilgili beklentilerin aşağı doğru revize edilmesine rağmen hala ulaşılabilir hedef olduğunu söyledi.


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin, iddialı ama 2008-2009 krizinden sonra dünyanın ekonomik büyümesi ve dünyanın ticaret ile ilgili beklentilerin aşağı doğru revize edilmesine rağmen hala ulaşılabilir hedef olduğunu söyledi.

Başbakanlık binasında Ekonomi Koordinasyonu Üyesi Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gümrük Bakanı Nurettin Canikli, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte Orta Vadeli Program ile ilgili düzenlediği basın toplantısında 3 yıllık yenilenmiş Orta Vadeli Programı açıklayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gazetecilerin sorularına cevap verdi.

“2023 HEDEFLERİMİZİN İDDİALI VE HALA ULAŞILABİLİR HEDEFLER”

2023 için koyulan 500 milyar dolar ihracat ve 2 trilyon dolar milli gelir hedeflerinin 2008-2009 krizinden önce konulmuş hedefler olduğunu hatırlatan Babacan, krizden sonra dünyanın ekonomik büyümesi ve dünyanın ticareti ile ilgili beklentilerin aşağı doğru revize edildiğine dikkat çekti. “Buna rağmen 2023 hedeflerimizin iddialı ve hala ulaşılabilir hedefler olduğunu düşünüyoruz” açıklamasında bulunan Babacan, dünya ekonomisindeki toparlanma, bölgesel problemlerin çözüm yoluna girmesiyle beraber ciddi bir hamlenin başlayacağına inandıklarını belirtti. Babacan, “Ülkemizin ekonomik temelleri sağlam. Siyasi istikrarımız bizim en önemli değerimiz. Bunun kıymetinin herkes tarafından bilinmesi lazım. Siyasi istikrarın olmadığı zaman ne ekonomik istikrarın ne de sosyal istikrarın olmadığını en kötü örnekleri ile coğrafyamızda görüyoruz. Zayıf hükümetlerin güçlü bir ekonomik program uygulaması mümkün değil” diye konuştu.

“ÜLKEMİZİN HUZUR VE İSTİKRARININ KIYMETİNİ BİLMEMİZ GEREKİYOR”

Babacan; “Türkiye’de son 1 gün içinde sokağa çıkma yasağının ilan edildiği iller olması, yabancı ülkelerin Türkiye’ye seyahat uyarısında bulunulması, artan mülteci sayısı ve yardım kalemleri Orta Vadeli Programı nasıl etkiler?” şeklindeki soruya yönelik verdiği cevapta bugün Başbakan Davutoğlu’nun yapılan Güvenlik Toplantısında son gelişmelerin ele alınacağını söyledi. “Türkiye olarak bizim ülkemizin huzur ve istikrarının kıymetini bilmemiz gerekiyor” ifadelerini kullanan Babacan, tüm vatandaşların Türkiye’deki huzur ve istikrara sahip çıkması gerektiğini kaydetti. Babacan, “Biz kendi huzurumuza ve istikrarımıza ne kadar sahip olursak hep beraber istifa ederiz bundan. Türkiye’yi kuşatan coğrafyaya biz ilgisiz kalmıyoruz. Türkiye’ye gelenlere biz ‘mülteci’ dahi demiyoruz, ‘misafirlerimiz, kardeşlerimiz’ diyoruz. Ekonomik politikamızın da dış politikamızın da merkezine önce insanı koyuyoruz” dedi.

“ALLAH BEREKETİNİ VERİYOR”

Türkiye’nin insani yardımlarda Amerika ve İngiltere’nin ardından üçüncü büyük ülke konumunda olduğunu belirten Babacan, bakıldığında merkezi hükümet bütçesinin belirlenen hedeften daha iyi bir sonuçla bittiğini söyledi. Babacan, “9 milyar daha iyi bir noktadayız. Bu kadar harcama yapmamıza rağmen Allah bereketini veriyor” dedi. Suriye ve Irak’taki problemlerin başladığı günden itibaren Türkiye’nin attığı her adımın uluslararası hukuk karşısında meşruiyet zemini kuvvetli adımlar olduğunu kaydeden Babacan, “Türkiye uluslararası hukuk konusunda her zaman doğruları yapan bir ülke. Ne yaparsak yapalım müttefiklerimizle, bölge ülkeleriyle birlikte yapıyoruz. Yaptığımız her iş ortak aklın ürünü oluyor. Türkiye hiçbir zaman tek başına hiçbir konuda hareket etmiyor. Dış politikada ortak bir akıl oluşturuyoruz, buna göre hareket ediyoruz. Bütün bunlar Türkiye’nin makro ekonomik açıdan olan bitenden en az miktarda etkilenmesini beraberinde getiriyor” şeklinde konuştu.

“GIDA ARZ GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ BİR KOMİTE KURULMASININ KARARINI ALDIK”

Türk Lirasının değer kaybetmesinin enflasyona bir geçişgenlik etkisi olduğunun bir gerçek olduğunu belirten Babacan, özellikle işlenmemiş gıda fiyatlarının artışının çok yüksek olduğunu belirtti. Babacan, “Gıda arz güvenliği ile ilgili bir komite kurulmasının kararını aldık. Burada tarımsal destek politikalarından tutun da dış ticaret politikalarına kadar, kota, gümrük uygulamalarına kadar pek çok alanı içeren çalışmaları bu komite yapacak” dedi.

 

KAYNAK:
İHA
ÖNCEKİ HABER

ABD'ye kötü haber!

SONRAKİ HABER

Kapalıçarşı’da altın fiyatları