ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Çok Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 02 Mart 2013 Cumartesi 13:12

Almanya'nın ilk helal süpermarketi kapılarını açtı


 Avrupa'da yaşayan Müslümanları en fazla düşündüren konulardan biri de gıda ürünlerinde helal olmayan katkı maddelerinin olup olmadığı. Bu noktada Almanya'da umut veren gelişmeler de oluyor. Almanya'nın ilk helal süpermarketi “Halal Kauf” Köln'de açıldı. Helal sertifikası yada garanti belgesi olmayan ürünlerin bu markette yeri yok.

Yoğurtta, reçelde, yumuşak şekerde domuz jelatini, kola ve çikolatada alkol, un ve ekmekte domuz kılından yapılmış katkı maddesi... Başta Avrupa olmak üzere yurtdışındaki Müslümanların en çok tereddüt yaşadığı konulardan biri de gıda maddelerinin helal olmayan şeyler içerip içermediği. Gıda maddeleriyle ilgili bu tereddüt Avrupa'da patlayan at eti skandalı ve dönerde at ve domuz eti bulunduğu iddialarıyla doruk noktasına ulaştı. Ancak Almanya'da artık Müslümanlara umut veren gelişmeler de oluyor. Almanya'nın ilk helal süpermarketi “Halal Kauf” Köln'de dualarla açıldı. Din görevlisi Zekai Aydın'ın yaptığı duadan sonra kurdeleyi Türkiye'nin Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa ve Halal Kauf'u hayata geçiren kardeşler Nurten, Ebubekir, Adem, Ahmet ve Erkan Devecioğlu'nun babası Zeydi Devecioğlu kesti. Ehrenfeld semtindeki Halal Kauf marketinde helal sertifikası veya garanti belgesi olmayan gıda maddesine yer yok. Her ürünün yanında helal sertifikası veya garanti belgesi, bu belgelerde ürünün içinde nelerin bulunduğu tek tek sergilenmiş durumda.

HELAL SERTİFİKASIZ ÜRÜN MARKETİMİZE GİREMEZ

Ebubekir Devecioğlu, “Almanlardan da sadece helal üretilmiş ve sertifikalandırılmış ürünleri alıyoruz.” dedi. Helal denilince hemen et ürünlerinin akla geldiğini hatırlatan Devecioğlu, “Ama öyle değil, örneğin yoğurtta da jelatin kullanılabiliyor. Veya jelibonda jelatin var. Sucuk, salam ve sosislerimizin yanı sıra yoğurt ve peynirlerimiz de aynı şekilde sertifikalı olan ürünler. Eti de Tuna ve Aytaç'dan denetimli, sertifikalı olarak alıyoruz.” diye konuştu. Adem Devecioğlu ise markaların kesimhanelerini ziyaret edip üretimlerini incelediklerini vurguladı.

HELAL MARKET İÇİN İKİ YIL ARAŞTIRDIK, ÇALIŞTIK

Marketi hayata geçiren en önemli kişi Nurten Devecioğulu ise süpermarketi hayata geçirmek için iki yıl boyunca çalıştıklarını, bazı ürünleri laboratuvarda incelettiklerini belirtiyor. Devecioğlu, “Sertifikasız ürün marketimize giremez. Bu bizim prensibimiz, bu prensipten vazgeçmeye de niyetimiz yok.” diyor. Tüketicinin, bu uygulamaların maliyeti olup ürünlerin fiyatını artırdığı gibi bir düşünceye kapılmaması gerektiğini belirten Nurten Devecioğlu, fiyatların normal standartlarda olduğunu hatırlattı. Dünyada Singapur, Malezya gibi ülkelerin bu konuda çok ileride olduğunu ifade eden Nurten Devecioğlu, “Hangi sertifika kurumları bu devletlerden akredite almışsa biz onlarla görüştük, onların sertifikalandırdığı ürünleri bulundurmaya çalışıyoruz. Güvenmediğimiz kurumların ürünlerini laboratuvarlarda incelettik. Sadece et, süt mamulleri, şekerleme türleri, hatta ekmeğe bile domuz yağı sürülüyor. Biz ekmeği sertifikalandırdık, bize özel üretim için bir şirketle anlaştık.” şeklinde konuştu.

BAŞKONSOLOS: HELALİN BİR YÖNÜ DE HİJYENİK OLMASIDIR
Helal sertifika veya garanti belgelerinde ürünün nerede üretildiği, içinde nelerin bulunduğu ile ilgili bilgiler var. Bunların arasında Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) verdiği belgelerin de bulunduğunu hatırlatan Başkonsolos Basa, “Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatı 20 milyar doların üzerinde. İthal de ediyoruz. Helal sertifikasyonu uluslararası ticaretin artık vazgeçilmez unsuru haline geldi. TSE denetime tabi bir kamu kuruluşu, ilmi desteği de Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alıyor. Helal sadece dini bir şey değil, bir de helalin hijyenik yönü var. Helal sertifikasyonunun oturmasının ilave bir gıda denetimi teşkil edeceğini düşünüyorum. Bu güzel bir örnek, vatandaş bunu talep ettiği müddetçe diğer marketler de bunu yapacaktır.” dedi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER