ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Az Bulutlu
EKONOMİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 15 Nisan 2013 Pazartesi 15:12

9. Uluslararası Tasarım Olimpiyatı Proje Yarışması ödül töreni


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Dünyada devam eden birçok problemin kaynağının ön yargılar ve iletişimsizlik olduğunu düşünürsek, gençlerimizin birbirleriyle kurdukları bu köprüler, dünyamız için de büyük bir kazanımdır" dedi.
     Bakan Ergün, Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda, Düş Çizgisi 9. Uluslararası Tasarım Olimpiyatı Proje Yarışması ödül törenine katıldı.
     Ergün, burada yaptığı konuşmada, çocukların ve gençlerin enerjilerini, duygularını, heyecanlarını ortaya çıkaran bu tür organizasyonları çok önemsediklerini belirterek, bu tür organizasyonların, çocukların hayal kurma ve onu gerçekleştirme sürecine aktif olarak katılmalarını sağladığını söyledi. Bu tecrübenin de çocuklara insan hayatının değerini, en güzel şeyin insana yapılan hizmet olduğunu çok daha iyi öğrettiğini ifade eden Ergün, "Ancak biz bu programın en az çocuklarımız için olduğu kadar büyükler için de son derece faydalı olduğuna inanıyoruz. Çocukların saflık, temizlik, iyi niyet, yardımlaşma ve empati örnekleri içeren projeleri, şüphesiz dünyayı bir çatışma alanına döndüren büyükler için daha ciddi dersler içeriyor" diye konuştu.
     Birçok farklı ülkeden genç mucitlerin buluşlarını sergileyecekleri tasarım olimpiyatlarının artık geleneksel bir kimlik kazanmasını çok önemsediklerini dile getiren Ergün, organizasyonun uluslararası bir kimlik taşımasının farklı ülkelerden gençlerin birbirlerini tanımalarını sağladığını anlattı. Ergün, şöyle devam etti:
     "Dünyada devam eden birçok problemin kaynağının ön yargılar ve iletişimsizlik olduğunu düşünürsek, gençlerimizin birbirleriyle kurdukları bu köprüler, dünyamız için de büyük bir kazanımdır. Genç ve büyük nüfusumuz, iyi eğitilebilir ve doğru yönlendirilirse, ülkemiz için büyük bir nimettir. Türkiye'nin yeni nesiller sayesinde yükselmesi, sadece bizim için değil, tüm dünya için de son derece önemlidir. Zira bu ülke, bulunduğu her platformda, barışı, diyaloğu, sevgiyi savunan bir ülkedir. Bu ülkenin insanları, dünyadaki haksızlıklar karşısında susmayan, Gazze'ye, Arakan'a, Afrika'daki aç çocuklara kayıtsız kalmayan insanlardır. Türkiye'nin tarih sahnesinde daha güçlü bir şekilde yer alması, dünyadaki haksızlıkların azalması için de çok önemlidir. Geçmişte ecdadımız Osmanlı döneminde, başı sıkışanlar, haksızlığa maruz kalanlar için hep sığınak olmuştur. İşte bu nedenle, bize nitelikli, bilgili, her açıdan donanımlı ve aynı zamanda ahlaklı, insaflı, merhametli nesiller yetiştirme noktasında çok büyük bir sorumluluk düşüyor."
    
     -"Toplumlar arasındaki farkı kültürle, imkanlarla açıklamak daha doğru"-
    
     Bireyler arasındaki farkların akıl ve zeka farkıyla açıklanabileceğini, ancak toplumlar arasındaki farkı genlerle değil, kültürle ve insanlara sunulan imkanlarla açıklamanın daha doğru olacağını belirten Ergün, "Bugün ABD'de yaşayan 12 yaşındaki bir çocuk Apple için program yazabiliyorsa, oradan Bill Gates ve Steve Jobs gibi dahiler çıkıyorsa, bunun ana sebebi, onların bizden daha zeki olmaları değil, orada insanlara sunulan fırsatlardır, ortamdır, kültürdür. Biz insanımıza güveniyoruz, ülkemizde özgür ve demokratik bir ortam oluşturursak, eğitime, gençliğe, yeniliğe, bilime ve teknolojiye önem verirsek, benzer başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Ürettiğimiz bilgiyi teknolojiye, nihai ürünlere dönüştürecek mekanizmaları kurabilirsek, dünyada söz sahibi olacağımız, bir üst lige çıkacağımız ve orada kalıcı olacağımız açıktır" diye konuştu.
     FATİH projesiyle yeni bir aşamaya geçildiğini anlatan Ergün, bütün sınıfları akıllı tahtalarla, bütün öğrencileri tablet bilgisayarlarla buluşturduklarını söyledi.
    
     -Bilim ve teknoloji merkezleri-
    
     Bilim ve teknoloji merkezleri projesinin, çocukların ve gençlerin bilime ilgilerini artıracak, teknolojiyi daha doğru kullanmalarını sağlayacak bir proje olacağını bildiren Ergün, şunları kaydetti:
     "Bu merkezlerde yer alan sergi ve etkinlikler, özellikle gençlerin bilime ve teknolojiye olan ilgilerini artıracak, soru sorma, keşfetme ve merak etme becerilerini geliştirecektir. Normal eğitim hayatında okuma ve dinleme yoluyla öğrenen çocuklar, bilim merkezlerinde izleyerek, deney yaparak ve hatta deneyin bir parçası olarak öğrenecek. Önümüzdeki birkaç yıl içinde 81 ilimizin tamamında bu merkezlerinin kuruluşunu gerçekleştirmiş olacağız."
     Teknolojinin sürekli ve çok hızlı bir şekilde gelişirken bu değişimin yönünün her zaman olumlu olmadığına dikkati çeken Ergün, teknolojik gelişmelerin "iki ucu keskin bıçak" gibi bir şeyleri iyileştirirken, başka şeylerin kötüleşmesine yol açabildiğini söyledi. Ergün, "En basitinden televizyon ve internet gibi ürünleri düşündüğümüzde bile bu gerçeği görebiliyoruz. Bir yandan bilgi alıyoruz, öğreniyoruz, dünyanın diğer ucundaki insanlarla iletişim kuruyoruz. Ancak diğer yandan aile ilişkilerimizi sıfıra indiriyor, aynı evde yaşadığımız annemizle, babamızla, çocuğumuzla, kardeşimizle şöyle doya doya sohbet edemez hale geliyoruz" diye konuştu.
    
     -"Soru sormaya son vermeyin"-
    
     Değerlendirme Kurulu Başkanı Prof. Dr. George Burden de Düş Çizgisi'nin tasarımlar sayesinde sürecin görülmesini sağladığını, sürecin de gençleri güçlendirdiğini söyledi.
     İnsanın sorularla yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını dile getiren Burden, öğrenciler ve öğretmenlere, ''öğrenmekten vazgeçmemeleri ve soru sormaya son vermemeleri'' önerisinde bulundu.
    
     -9 yılda 70 ülkeden 100 bin öğrenci katıldı-
    
     Teknoloji ve Tasarım Merkezi Başkanı İlhan Yerli ise Düş Çizgisi'nin geçen 9 yılda tasarımlarda düşleri ürüne dönüştürürken "evrensel insani değerlere saygı" fikrini uyandırdığını belirtti.
     Çılgınca, bilinçsizce tüketim yerine sadelik, yaşamdan beklentileri sınırlandırma gibi kavramları öne çıkararak, israf etmemeyi vurguladığını ifade eden Yerli, şöyle konuştu:
     "İnsanı, diğer varlıklardan ayıran en temel özelliği kendisine verilen bilgi. Diğer varlıklar bir başka alemden tekamül etmiş bir biçimde dünyaya gelirken, insan kendisine verilen bilgi sayesinde aklı kullanmayı, düş kurmayı, tasarlamayı ve üretmeyi ortaya koyabiliyor. İlk insandan bugüne bilgiyi amacına uygun, faydalı işlerde kullanan bilim insanları sayesinde insanlık çok büyük medeniyetler inşa etti."
     Yerli, uluslararası tasarım olimpiyatlarının, geçen 9 yılda 70 farklı ülkeden, 50 bini aşkın proje ve yaklaşık 100 bin öğrencinin katımıyla tasarım dünyasında saygın bir organizasyona dönüştüğünü kaydetti.
     Daha sonra, dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
     Uluslararası 9. Düş Çizgisi Tasarım Olimpiyatı'na 37 ülkeden 6 bin 805 genç mucit ve tasarımcı katıldı. Ankara'da bir alışveriş merkezinde açılan sergide, birbirinden ilginç tasarımlar jürinin beğenisine sunuldu. 127 projeyi değerlendiren jüri, ilköğretim, lise ve üniversiteler kategorisinde başarılı projeleri belirledi.
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER