ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL9°C
Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Mayıs 2013 Cumartesi 02:09

"Yeni bir dünya düzenine ihtiyaç var"

"Yeni bir dünya düzenine ihtiyaç var"

Başbakan Erdoğan, SETA Vakfı'nın düzenlediği konferansta bir konuşma yaptı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’den Filistin’e, Myanmar’dan Afrika’nın yoksullukla mücadele eden pek çok ülkesine kadar dünyanın acilen ve derhal yeni bir dünya düzenine ihtiyacı vardır" dedi.

Başbakan Erdoğan, SETA tarafından Washington'da Mayflower Otel'de düzenlenen konferansta '21. Yüzyılda Küresel Düzen ve Adalet' başlıklı sunum yaptı. "Son dönemlerde Myanmar’da yapılan zulümleri, Myanmar’da katledilen insanları o çocukları acaba katledenler hangi inancın hangi dinin mensuplarıydı?" diye soran Erdoğan, "Peki bunlara karşı insanlığın verdiği bir refleks var mı? Sorduğu bir soru var mı? Nasıl böyle bir şey yapıyorsunuz diyorlar mı? Hayır. Adaletin olmadığı yerde barış olmaz. Adil olmayan barış barış değildir ve kalıcı olmaz. MLK’in de ifade ettiği gibi bir yerdeki adaletsizlik diğer yerlerdeki adalete yönelmiş bir tehdittir. Bu yüzden adalet sözkonusu olduğunda banane tavrı içine giremezsiniz. Başkalarını acılarına duyarsız kalamazsınız" diye konuştu.

"ADALETİN OLMADIĞI YERDE İNSANLIK DA YOKTUR"

Adalet arayışının insanlık tarihi kadar eski olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Adaletin olmadığı yerde insanlık da yoktur. Çünkü adaletin olmadığı, adaletin dışlandığı, adaletin ötelendiği bir yerde insanın kimliğinden sözetmek insanın insanca bir hayat kurabileceğini iddia etmek mümkün değildir. Adalet aslında hakkı teslim etmektir. Adalet aynen özgürlük gibi insan onurunun bir gereğidir. Siyasetten ekonomiye, hukuktan küresel düzene kadar her alanda adalet ilkesini gözetmeyen bir dünyanının inasnlığa barış huzur ve mutluluk getirmesi mümkün değildir. Bugün insanlık olarak elimizde muazzam ekonomik bilimse ve teknolojik imkanlar bulunuyor. Fakat bununlar tezat bir şekilde küresel ölçekte adalet ilkesi hergün ciddi saldırılara maruz kalıyor. Siyasi alandaki, ekonomik alandaki adaletsizlikler ve eşitsizlikler giderek artıyor. Adalaet dağıtması gereken küresel düzen bürokratik süreçlerin ulusal çıkarların sadece kendini ayakta tutmak isteyen adalaeti sadece kendine reva gören politikaların kurbanı oluyor" şeklinde konuştu.

"SOMALİ'DE 2011'DE 250 BİNDEN FAZLA ÇOCUK ÖLDÜ"

Başbakan Erdoğan, dünyada 1 milyardan fazla insanın günde 1 doların altında gelirle yaşadığını belirterek, "Halbuki gelişmiş ülkeler şöyle kendini bir silkelese oradan ne dolarlar düşecek ne dolarlar düşecek. On milyonlarca insan gıda, sağlık ve temiz su gibi en temel insani ihtiyaçlardan mahrum yaşıyor. Her yıl yüzbinlerce insan açlık kuraklık doğal afetler savaşlar ve salgın hastalıklardan dolayı hayatını yitiriyor. Bu durumdan en çok etkilenen de maalesef en savunmasızlar, en masumlar yani çocuklar oluyor. Evet adaletsizliğin en büyük kurbanı maalesef çocuklardır. En çok acıyı hayatımızın neşesi olması gereken çocuklar çekiyor. Sadece Somali’de 2011 yılında 250 binden fazla çocuk ne yazık ki açlık ve kuraklıktan dolayı hayatını kaybetti. Ölenlerin yarıya yakını 6 yaşın altındaki çocuklar. Çocukları arasında tercih yapmak zorunda bırakılan, bir çocuğunu yanına alırken diğerini geride bırakmak zorunda kalan bir annenin acısını tarif etmek mümkün müdür? Bu acıya duyarsız kalan bir sistemin insanlık vasfımızla uyuşması mümkün müdür? Ben bu trajediyi 2011 yılının Ağustos ayında Somali’de bizzat müşahade ettim. Ziyaret ederek yerinde gördüm. Yüzlerce kilometre öteden yalınayak aç ve yorgun insanların başkent Mogadişu’ya nasıl akın ettiklerini bizzat gördüm. Oradaki kampları hastaneleri ziyaret ettim. Gördüğüm manzara dehşet vericiydi" ifadelerini kullandı.

"BİR JİLETLE 3 ÇOCUK SÜNNET EDİLİYORDU"

Dünyanın bir tarafı büyük bir bolluk ve israf içinde yaşarken diğer kesimin yokluğa ve açlığa mahkum edilmesinin insalık adına kabul edilebilir bir durum olmadığını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu bir insanlık ayıbıdır. Bu insanlık adına bir utançdır. Aynı şeyi Sudan’da yaşadım. Darfur’a gittim. Darfur’daki kampları gezdim ve o kampların halini gördüm. O kamplarda da yine çok açık söylüyorum bir jiletle 3 tane çocuğun o kirli çadırlar içerisinde sünnet edildiğini gördüm. İnsanın orada adeta kanlar beynine hücüm ediyor. Bu nasıl bir dramdır? Somali’de yaşanan, Darfur’da yaşanan bütün örneklerin yanında dolaşın, Afrika’nın birçok ülkesini aynı şeyi göreceksiniz. İnsani değerlerin test edilmesini hep birlikte yaşamak ve anlamak durumundayız. Bu sınavı insan olarak hep birlikte vermek zorundayız. Türkiye’nin çok yoğun çabaları neticesinde iki yıl öncesine kıyasla Somali bugün çok daha iyi bir yerde duruyor. Fakat hala yapmamız gereken çok şey var."

Adaletin sadece maddi refahın adil dağıtımıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Erdoğan, "Önyargılara dayalı ırkçı ayrımcılık da bir adaletsizlik ve haksızlık türüdür. Çünkü ırkçılık insanlığın onurunun ayaklar altına alınmasıdır. Yani insanın hakkı olan en temel şeyden eşit ve adil muameleden mahrum edilmesidir. Sosyal adaletsizliğin temnelinde farklı olana karşı haksız muamele yatmaktadır. Bu bazen karşımıza ırkçı bir saldırı olarak çıkıyor. Bazen de İslam karşıtlığı olarak çıkıyor" sözlerini sarf etti. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER