ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Sağanak Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Ağustos 2014 Salı 13:25

Türkmenler önce güvenlik istiyor

Türkmenler önce güvenlik istiyor

Irak'ta yaşanan çatışmalar sonucunda savunmasız Türkmenlerin şehit edildiği ve Türkiye'nin Türkmenlerin can güvenliğini garanti altına alması gerektiği ifade edildi.


Kerkük Vakfı Sözcüsü ve Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahir Nakip, Irak'ta yaşanan çatışmalarda savunmasız Türkmenlerin şehit edildiğini belirterek, Türkiye'nin öncelikle Türkmenlerin can güvenliğini garanti altına alması gerektiğini ifade etti.

Nakipoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Irak'ta her geçen gün Türkmenlerin aleyhine gelişmelerin yaşandığını, Telafer ve Kerkük'te Türkmenlerin çok zor şartlar altında yaşamaya çalıştığını söyledi.

Son olarak Sincar'ın Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün eline geçmesinin Türkmenler açısından çok önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkati çeken Nakip, şunları kaydetti:

"Sincar yaklaşık 200 bin nüfusu bulunan bir ilçedir. Kürt siyasi gruplarının özellikle KDP'nin bu şehri teslim etmesi, bırakması çok büyük bir süpriz olarak değerlendirilebilir. Çünkü Türkiye sınırına açılan en önemli kapıdır burası. Sincar'la birlikte Zümmar şehrinin de IŞİD kontrolüne geçmesi Telafer Türkmenleri açısından önemli bir sorundur. Türkiye Nişabur bölgesinde Telaferli Türkmenler için bir yerleşme kampı kurmayı planlamakta. Kamp alanı Nişabur'a çok yakın. Türkmenler bundan ciddi manada zarar görebilir. Bu kampın mutlak suretle güvenliğinin sağlanması gerekiyor."

Türkiye'nin bu açıklamayla birlikte eli güçlendi

Kampın güvenliğinin sağlanabilmesi için Türkiye'nin Irak hükümeti ve Kürt yönetimiyle diyalog içerisinde olması gerektiğini vurgulayan Nakip, "En önemlisi de Birleşmiş Milletlerle iletişim içinde olması gerekiyor. Çünkü orada bu kampa yerleşecek olanlar sadece Türkmenler değil, Yezidiler var Sincar'dan kaçmışlar, Hristiyanlar var Musul'dan kaçmışlar. BM Musul'da yaşayan azınlıkların genel olarak iyi korunması gerektiği yönünde açıklama yaptı, hassasiyetini bildirdi. Türkiye'nin bu açıklamayla birlikte eli güçlendi. Bu kamp daha güvenli bir bölgede olmalıdır. Bu durum Türkmenler açısından çok önemlidir çünkü Türkmenlerin Şii olanları güneye göçmekte Sünni olanları ise bölgede kalmak ve Erbil'e sığınmak zorundadır. Ama Erbil bunu kabul etmiyor. Dolayısıyla Türkmenler iki ateş arasında kalmış durumda" şeklinde konuştu.

Türkmenlere kapılar kapanmasın

Bölgede, farklı yerleşim yerlerinden kaçarak öbek öbek yerleşmiş Türkmenlerin de olduğunu anlatan Nakip, bunların da tespit edilerek güvenliklerinin sağlanması gerektiğini söyledi.

Nakip, sınır kapısında bir kaç bin Türkmen olduğu haberlerinin geldiğini ifade ederek, bunların en azından sınırdan içeriye alınıp herhangi bir kampa yerleştirilmesi, Türkiye'nin Türkmenlere kapısını kapatmamasını istedi.

Bu insanların Türkiye'ye gelmelerinin Suriyelilerin Türkiye'ye gelmesine benzemeyeceğini belirten Nakip, şöyle devam etti:

"Suriye'de bir rejim problemi var, halk ile yönetim arasında bir kavga var. Ama Irak'ta böyle bir kavga yok. Bir terör örgütü Irak'ın belli bir bölgesini kontrol altına almış. Halkla yönetim arasında bir kavga söz konusu değil. Hal böyle olunca eğer bu örgüt ortadan kalkarsa bu halk tekrar yerine dönecektir. Telaferli Türkiye'ye yerleşmeyi düşünmez. Ama Kerbela'ya giderse orada yönetim tarafından işe yerleştirilirse tekrar Telafer'e dönmeme ihtimali var. O nedenle Türkiye gerekirse Telaferden de bu bölgeden de göç eden insanları ya belli bir yerde kampa yerleştirilmelerini sağlamalı ya da sınıra yakın Ovaköy noktasında bir yerleşim bölgesi kurmalıdır."

Kerkük etrafındaki Türkmenlerin durumunun da çok parlak olmadığını anlatan Nakip, Kerkük'ün güneyindeki yerleşim bölgelerinin IŞİD'in eline geçtiğini, bazı yerleşim bölgelerinin de Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) elinde olduğunu söyledi.

IŞİD'in Sincar'ı Kürtlerin elinden aldıktan sonra özellikle Kerkük'ü de almak istediğini vurgulayan Nakip, "Kerkük'te çok ciddi bir tehlike var. Kerkük nüfusunun yaklaşık yüzde 25'i Arap'lardan oluşmakta. Bu Araplar Kerkük'ün güney kısmında yaşamakta, Kuzey kısmında Kürtler, ortada ise Türkmenler bulunuyor. Eğer IŞİD Kerkük'e girerse Sünni Araplarla işbirliği içinde olma ihtimali var. IŞİD'le Kürtler arasındaki çatışma silahsız ve tamamen savunmasız Türkmen bölgelerinde olacaktır. Bu da Türkmenler için çok büyük tehlike arzeder" diye konuştu.

Önce güvenlik

Türkiye'nin meseleye sadece insani yardımlar açısından bakmaması gerektiğini vurgulayan Nakip, şunları söyledi:

"Konu güvenlik açısından da ele alınmalı. Bu zamana kadar bine yakın Türkmen şehit edildi. Türkmenlere insani yardım gönderiliyor ancak onların öncelikli olarak güvenliğe ihtiyacı var. Konunun BM'de dile getirilmesi lazım. Güvenlik sağlanmadığı sürece insani yardımların çok fazla anlamı yok. Bu yardımların anlam ifade edebilmesi için o insanların hayatlarının garanti altına alınması gerekiyor. Güvenliği sağlamanın yolu da çok boyutlu meseleyi ele almaktan geçiyor. Burada söz sahibi olan kesimlerle, AB ülkeleriyle, Bağdat hükümetiyle konuşmak gerekiyor. Türkiye seçimlere giriyor, iç meseleleri var, Suriye problemi var diye bunu bir kenara bırakması söz konusu olmamalıdır. Türkmenler önce güvenlik istiyor."



 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER