ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Aralık 2012 Salı 15:07

Türkiye 2023'te en etkili ükle olacak


Sırbistan'ın Avrupa Çalışmaları Enstitüsü tarafından organize edilen ''Bölgesel Güç Olarak Türkiye'' konferansı Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlendi.
    
Konferansa, eski Sırbistan Din İşleri Bakanlığı Danışmanı Aleksandar Rakoviç, Yugoslavya'nın eski Ankara Büyükelçisi Darko Tanaskoviç, Sırbistan Reis-ul Uleması Adem Zilkiç, Avrupa Çalışmaları Enstitüsü temsilcisi Mişa Curkoviç ve çok sayıda davetli katıldı.
    
Türkiye ile Sırbistan arasındaki ilişkiyi değerlendiren eski Sırbistan Din İşleri Bakanlığı Danışmanı Aleksandar Rakoviç, Türklerin Sırbistan için bir ihtiyaç olduğu kadar "büyük bir potansiyel problem" de olduğunu ifade etti.
    
Türkiye'nin demografik yapısına değinen Rakoviç, bu açıdan hiç kimsenin Türkiye'yi görmezden gelemeyeceğini söyledi.
    
Almanya'nın bazı bölgelerinde bulunan okullarda Türk öğrencilerin sayısının diğer öğrencileri aştığını belirten Rakoviç, bu sebeple Avrupa'nın en etkili devletlerinden Almanya'nın etnik gruplara yönelik bir nüfus sayımı yapmaktan kaçındığını ileri sürdü.
    
 "Türkiye 2023'e kadar dünyanın en etkili ülkelerinden biri haline gelecek"
    
  Yugoslavya döneminde bu ülkenin Ankara büyükelçiliği görevini yürüten Darko Tanaskoviç, ''Neoosmanlıcılık ve Neoislamizm'' tezine dayanarak Türkiye'nin yakın gelecekte bölgesel bir güç haline geleceğini söyledi.
    
Sözlerine dayanak olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "Stratejik Derinlik" kitabını gösteren Tanaskoviç, Türkiye'nin 2023 yılına kadar dünyanın en etkili ülkelerinden biri haline geleceğini vurguladı.
    
"Batı Balkanlar, Türkiye'nin özellikle ilgi odağı. Kurmayı planladığı 'makro bölge' kavramı Balkan, Ortadoğu ve Kafkaslar'dan oluşacak. Biz, Türkiye'nin Balkanlar'a yönelik yeni yüzünü açıyoruz. Türkiye'yi yönlendiren bir "neoosmanlıcılık" doktrini bulunuyor. Türkiye'nin attığı hiçbir adım stratejisiz değil" ifadelerini kullanan Tanaskoviç, bu politikanın Sırbistan'daki ilk etkilerinin "durdurulamaz" olmasını düşündükleri için korkutucu bulunduğunu iddia etti.
    
Tanaskoviç, bugünkü Türkiye politikasının temelinde ''pragmatizm''in yattığını belirtti.
    
"Neoosmanlıcığın", ülkenin çoğunun paylaştığı bir his olduğunu savunan Tanaskoviç, mevcut Türk politikasının içeriden eleştiriler aldığını ve bunun normal olduğunu söyledi.
    
Sırbistan Reis-ul Uleması Adem Zilkiç, kurumun en başından beri politikadan ayrı olduğunu, ancak bugün dahil geçmişten günümüze Türkiye hükümetindeki iktidarların bu kurum içerisinde de hüküm sürdüğünü söyledi.
    
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Bosna Hersek İslam Birliği, Romanya ve geçen yıldan itibaren Bulgaristan, Karadağ ve Kosova'nın bir kısmı üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu belirten Zilkiç, Diyanet'in İslam Birliklerinin bölünmesi hususunda yanlış bilgilendirildiğini söyledi.
    
Zilkiç, "Tıpkı Sırbistan'ın ülkede yaşayan Müslümanları görmezden geldiği gibi, aynı şekilde Türkiye de ülkede yaşayan Müslümanların yüzde 52'sinin Boşnak ya da Arnavut olmadığını bilmesi gerekirdi. Bu çok ciddi bir husus. Sırbistan İslam Birliği sadece Sancak'taki Boşnaklar'dan oluşmuyor" dedi.
    
Türkiye'nin kültür politikası teması üzerine konuşan tarihçi Yovana Şalyiç ise bölgede her geçen gün artış gösteren Türk dizilerinin etkisi üzerine konuştu.
    
''Cemaat, global bir fenomen''
    
 Avrupa Çalışmaları Enstitüsü temsilcisi Mişa Curkoviç, konferans kapsamında yaptığı sunumda Fethullah Gülen Hareketi'ne özellikle vurguda bulundu. Söz konusu harekete dünya genelinde yaklaşık 15 milyon insanın dahil olduğunu savunan Curkoviç, hareketin yüzden fazla ülkede binden fazla okula sahip olduğunu ve Fethullah Gülen'in 11 Eylül saldırıları ile El-Kaide'yi kınayan ilk Müslüman lider olduğunu söyledi.
    
Curkoviç, bu hareketin bilim ve teknolojinin gelişmesine katkıda bulunduğunu ifade ederek, yine bu hareketin odak noktasının eğitim ve manevi prensipler temelinde toplumsal gelişim yaratacak dinamik bir İslami orta kesim yaratmak olduğunu ifade etti. Curkoviç, "Bu hareket, küresel bir fenomen" ifadesini kullandı.
    
"Birçok cemaat mensubu, hizmet etmenin ailelerinden daha önemli olduğunu düşünüyor. Bu yapı, bünyesinde hiyerarşi olmadan çalışıyor. Gülen, lider olmadığını sadece insanların kendisini örnek aldığını söylüyor" şeklinde konuşan Curkoviç, hareketin üyelerinin gelirlerinin bir kısmını hizmete verebildiklerini sözlerine ekledi.
    
Konferansın ''Türk Dış Politikası'' temalı bölümünde ise, Türkiye'nin Rusya, ABD, İsrail, Ortadoğu ülkeleri ve Kafkaslarla olan ilişkileri değerlendirildi.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER