ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Çok Bulutlu
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 27 Ekim 2014 Pazartesi 09:47

Türk bayrağını o göndere çekecek

Türk bayrağını o göndere çekecek

Türkiye'nin üzerine yıllar boyu kara bulut gibi çöken 'Gece Yarısı Ekspresi' filminin gerçek hayattaki kahramanı Billy Hayes, 29 Ekim’de New York’ta Türk Bayrağını göndere çekecek.


Türkiye'nin üzerine yıllar boyu kara bulut gibi çöken 'Gece Yarısı Ekspresi' filminin gerçek hayattaki kahramanı Billy Hayes, 29 Ekim’de New York’ta Türk Bayrağını göndere çekecek.

Cumhuriyet Bayramı’nda, New York’un en ünlü yerlerinden Wall Street’te, geleneksel olarak yapılan Türk Bayrağı’nı göndere çekme törenine, 23 yaşındayken İstanbul’dan ABD’ye götürmek istediği 2 kilo haşhaş ile yakalanarak önce ömür boyu, sonra da 30 yıl hapse mahkum edilen, Sağmalcılar ve İmralı’da geçen 5 yıllık hapis hayatından sonra cezaevinden kaçan Billy Hayes de yer alacak.

New York’ta Başkonsolos Ertan Yalçın ile görüştükten sonra, ’ya konuşan Hayes, Wall Street’te, Türk bayrağın göndere çekmekten onur duyacağını söyledi. Hayes, şöyle dedi:

"Başkonsolos bizi kabul edip gelecek hafta yapılacak bayrak çekme töreni konusunda konuşma inceliğini gösterdi. Wall Street’e, Türk Bayrağı çekmekten onur duyacağım. Şaka gibi bir yanı var gibi görünse de, ben iyileştirici yanını önemsiyorum. Tüm yaşananlardan sonra, Billy Hayes ve Türkiye yeniden bir araya gelirse, dost olurlarsa, herkese, dünyaya yarar sağlayacak. Benim için de kesinlikle doğru olan bu."

İstanbul’u her zaman sevdiğini, Türkler ile çok iyi anlaştığını belirten Hayes, "Sonra, bu film ortaya çıktı. Ama filmden önce çıkan kitabımda, kızgınlığımın Türkiye’ye yada insanlarına değil, hapishanede olmaya yönelik olduğunu anlattım. Ama film tersini yaptı, hepimizin üzerine büyük bir yük bindirdi, özellikle Türkiye’ye" diye konuştu.

BU BİR FIRSAT

Şimdi, bu dengeleri yeniden kurmak için bir ortaya bir şans çıktığını belirten Hayes, "Amacım; bilmeyen insanlara, Gece Yarısı Ekspresi filminin, Türkiye, Türkler yada İstanbul olmadığının, çok farklı olduğunun farkına vardırmak. Bu fırsatla bunu yapabilmeyi umuyorum" dedi.

Hayes, filmin yazdığı hikâyeye sadık kalmadığını, sahnelerin çoğunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Filmin çok güçlü bir medya organı olduğunu, Gece Yarısı Ekspresi filminin de sinematografik olarak çok iyi yapıldığını anlatan Hayes, şöyle konuştu:

"İyi yapılmamış olsa zaten uzun süre önce unutulmuş olurdu. Alan Parker çok zeki bir yönetmen, Oliver Stone müthiş bir senaryo yazarı, oyuncular Brad Davis, John Hurt harika bir iş çıkardılar. Ama filmde hiç iyi bir Türk göremiyorsunuz. Bana göre bu büyük bir sorundu. Türkiye için daha da büyük sorun oldu. Çünkü Gece Yarısı Ekspresi filmini gören herkes, ‘‘İstanbul’a, Türkiye’ye kesinlikle gitmeyiz. Korkunç bir yer, çok kötü insanlar’ düşüncesine kapıldı. Oysa bu hiç doğru değil, hepimiz biliyoruz, ben de biliyordum. İstanbul’a aşık oldum ben, tutuklanmadan önce de birkaç kez İstanbul’a gittiğim olmuştu."

Hayes, ortada bir ülkeyi böylesine yanlış tanıtan bir film var bulunduğunu ifade ederken, şöyle konuştu:
"Ama bunu adım adım değiştirebiliriz, Billy Hayes’in Türk Bayrağını göndere çekmesi gibi sembolik jestlerle örneğin. Gece Yarısı Ekspresi'ni gören ve asla Türkiye’ye gitmeyiz düşüncesinde olan herkesin, Billy Hayes’in Türk Bayrağı’nı göndere çektiğini görmesi filmin yarattığı etkiye denge sağlar. En azından öyle umuyorum. İnsanlar Türkiye’ye, İstanbul’a gidip geri döndüklerinde İstanbul’a aşık oldum, Gece Yarısı Ekspresi filmi doğru değil diyecekler. Evet, film doğru değil, Türkiye hakkında söylediği birçok şey doğru değil. Hapishane güzel bir yer değil, tıpkı hemen şurada Rikers Adası’nda olmadığı gibi, hiçbir yerde olmadığı gibi. Ama Türkiye harika bir yer ve yeniden gidebilmeyi umuyorum."

Olayların hikayesini bir film stüdyosuna sattıktan sonra hiç bir resmi hakkı olmadığını ve hikâye tamamen film şirketinin kontrol altına geçtiğini belirten Hayes, film gösterime girdikten sonra yapılan yanlışlardan ve yalanlardan rahatsız olduğumu belirttim ancak ok yaydan çıktığı için, şimdiye kadar bir şey yapamadığını söyledi.

İŞTE O FİLMİN ÖYKÜSÜ

Billy Hayes, 23 yaşındayken İstanbul’dan ABD’ye götürmek istediği 2 kilo haşhaş ile yakalanarak önce ömür boyu, sonra da 30 yıl hapse mahkûm edilmişti. Sağmalcılar ve İmralı’da geçen 5 yıllık hapis hayatından sonra cezaevinden kaçtı ve Türkiye günlerini anlatan kitabı 18 dile çevrildi. Kitap, Oliver Stone tarafından 1978 yılında Gece Yarısı Ekspresi adıyla beyazperdeye uyarlandı ve senaryosu Oscar ödülüne layık görüldü. 2007’de Türkiye’ye gelerek filmin Türkiye için oluşturduğu olumsuzluklardan dolayı özür dileyen Hayes, şimdi 66 yaşında ve hikâyesini bu kez New York’ta Broadway yakınlarında bir tiyatroda tek kişilik gösteri olarak oynuyor. Riding the Midnight Express (Gece Yarısı Ekspresi ile Yolculuk) adıyla St. Luke Theatre’da sergilenen oyun, ABD dışına da turneye çıkıyor.

Hayes, gösteriyi hem geçmişiyle yüzleşme hem de Türkiye ve Türk halkının filmdeki kötü portresini bir nebze olsun olumlu yönde değiştirme temasıyla oynuyor. Atatürk Havalimanı’nda yakalanışı, İmralı günleri, kaçışı ve filmin senaryosunu yazan Oliver Stone ile kavgalarını anlatıyor. Filmdeki Türkiye’yi yerden yere vuran meşhur mahkeme konuşmasının hiç gerçekleşmediğini, kaçarken bir gardiyanı öldürmediğini söylüyor. Oyunun ortalarında, İmralı günlerinde ilk kez duyduğu ezan sesinin kendisini ne kadar etkilediğini anlattıktan sonra birden bire ezan okumaya başlıyor. 5 yıllık hapis hayatı için, "Türkiye’de müebbet hapis cezasına çarptırılmak hayatımda başıma gelen hem en iyi hem en kötü şey oldu. 5 yıl orada vakit geçirmek hem bedenime hem ruhuma çok şey kattı" diyor.

New York Times, geçtiğimiz günlerde ‘Sansasyonel bir hikâyeyi sahnede düzeltiyor’ diyerek yorumladığı oyunda Hayes’in hem Gece Yarısı Ekspresi’nde yer alan yanlış temaları düzeltmeye çalıştığını hem de Türk kültürüne olan hayranlığını dile getirdiğini yazdı. Hayes, tüm ayrıntılarıyla öyküsünü anlattıktan sonra seyircilere ilginç bir deneyim yaşama fırsatı da veriyor, 15 dakika boyunca kendisine soru sorulmasını istiyor ve bu sorulara da tüm içtenliğiyle yanıt veriyor.

 



 

KAYNAK:
DHA
ÖNCEKİ HABER

Bu banyo ile günahlarınızdan arının

SONRAKİ HABER

Ebola salgını Mali'de can aldı