ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 03 Nisan 2013 Çarşamba 14:51

Polenz: Türkiye, Alman hukuk ve yargısına güvenmeli


Neonazi Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) Davası’nı görüleceği Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin (OLG) gazetecilere akreditasyon yapma yöntemini eleştirenler artıyor. Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz, uygulamadan dolayı tüm davanın adil ve hukuk devletine uygun görülmeyeceği sonucunu çıkarmanın fazla ileriye gitmek anlamına geldiğini söyledi.

Hırıstiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Polenz, Türk gazetecilere duruşma salonunda yer ayrılmamasına gelen tepkiler üzerine Türkiye’ye itidal çağrısında bulundu. Devlet kanallarında yayınlanan Morgenmagazin’e bağlanan Polenz, “Mahkemenin yer dağıtıma yönteminin çok başarılı ve incelikli olmadığını düşünenlerdenim, çünkü hiçbir Türk medya mensubu daimi yer sahibi olmadı. Bu başka türlü de çözülebilirdi.” diye konuştu.

Polenz, Türkiye’den gelen eleştirilere de değinerek, “Bu uygulamadan dolayı tüm davanın adil ve hukuk devletine uygun görülmeyeceği sonucunu çıkarmak da fazla ileriye gitmek olur. Türk devletinin Alman hukuk devletine ve özellikle Alman yargısına güvenmesi için yeterince sebep var. Ben bu güvene sahibim.” açıklamasını yaptı.

Hükümet ortağı Hür Demokrat Partili (FDP) Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Dr. Rainer Stinner, Türk gazetecilere daimi yer tahsis edilmemesini Deutschlandfunk’a değerlendirdi. Stinner, olaya dışarıdan bakıldığında sorunlu bir durumun söz konusu olduğunu belirterek “Düşünün ki, böyle bir dava Türkiye veya dünyanın başka herhangi bir yerinde görülüyor ve Alman gazeteciler birinci elden haber yapma imkânına sahip değiller. Belki bu durum, mahkemenin kurallarıyla açıklanabilir. Ancak her hâlükârda dışarıdan bakılınca büyük bir sorun söz konusu.” dedi.

Kendisinin yargı hukuku uzmanı olmadığını sözlerine ekleyen Stinner, “Davanın daha büyük bir salonda görülmesinden ya da birinci elden haber yapılabilmesine imkân verilmesinden yanayım. Dünya kamuoyu karşısında ‘davanın birinci elden takip edilmesini engelliyorlar’ ithamına maruz kalmayı muhakkak önlemeliyiz.” dedi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER