ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL24°C
Çok Bulutlu
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 01 Şubat 2013 Cuma 03:10

"Ortadoğu çölleri diye birşey yoktur bizim için"


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "(Suriyeli sığınmacılar) Biz sınırlarımızı, kapılarımızı duvar yapsaydık, 170 bin insan sınırımızda aç duruyor olsaydı bundan utanç duymaz mıydık- Eğer böyle yapmış olsaydık tarihe, millete ve Allah'a nasıl hesap verirdik-'' dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Marriot Otel'de düzenlenen "Valiler Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin açılmadığı coğrafyalara yöneldiğini kaydeden Davutoğlu, Afrika'da son üç yıl içinde 23 büyükelçiliğin açılarak, buradaki elçiliklerin sayısının 12'den 34'e yükseldiğini belirtti.

Afrika'nın her yerinde Türkiye efsanesinin konuşulduğuna işaret eden Davutoğlu, bunun tüm kurumlarla başarıldığını ifade ederek, "THY'nin buralara uçuş kapasitesi olmasaydı, ulaşamadığımız büyükelçilikler açmış olacaktık. TİKA buralara yardım yapabilecek kapasiteye ulaşmasaydı, o insanların gönlünü kazanacak projeler ortaya koyamazdık. Diyanet İşleri teşkilatımız bu bölgelere gitmeseydi, gönül bağı kuramazdık" dedi.

Konuşmasında Türkiye'nin bölgesel politikalarının esasını anlatan Davutoğlu, "Bizim artık kendimizi kuşatılmış bir Anadolu coğrafyasının fertleri, idarecileri psikolojisinden çıkarmamız lazım. Tam aksine Anadolu'nun kucağından tekrar çevreye açılacak büyük bir çınarın dalları olarak kendimizi görüp, takdim etmeliyiz. Bölge politikalarımızın esası budur. Onun için, Balkanlardan esen soğuk, sıcak, ılıman hangi rüzgar olursa olsun, önce biz o rüzgara bakar, o rüzgarın esintilerini dinleriz. Ortadoğu çölleri diye birşey yoktur bizim için. Ortadoğu'nun Bağdat'ı vardır, Kahire'si vardır, şehitlerimizin şereflendirdiği Yemen toprağı vardır. Hiçbir coğrafya bize uzak, hiçbir coğrafyada yaşayan insanlar bizim kayıtsız kalabileceğimiz insanlar değildir" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, "Türkiye'nin artık tarih içinde yürümeye başladığını" dile getirerek, valilerin bu yürüyüşün en önemli aktörlerinden biri olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki kurumsal işbirliğine değinen Davutoğlu, özellikle kriz yönetimlerinde iki bakanlığın birlikte çalıştığını ifade ederek, bu kapsamda valilerin büyük rol oynadığını söyledi.

Hatay, Osmaniye, Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman valilerinin, Suriye krizi dolayısıyla, belki de dünyadaki birçok büyükelçiden daha fazla dış politikaya katkıda bulunduklarını belirten Davutoğlu, adı geçen illerin valilerine çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
    
Suriyeli sığınmacılara yönelik politika
    
"Suriye'den gelen kardeşlerimiz, Türkiye'de gördükleri yardımları dünyanın her yerinde bir efsane gibi anlatıyorlar" diyen Davutoğlu, insani yardım konusundaki tüm uluslararası forumlara Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar için sergilediği tutumun, ders olarak okutulması gereken bir tutum olarak nitelendirildiğini vurguladı.

Davutoğlu konuşmasında, "Biz sınırlarımızı, kapılarımızı duvar yapsaydık, aşımızı, kaderimizi paylaştığımız bu kardeşlerimize gözlerinde bize muhabbetle bakan bu kardeşlerimize, 'Bu kapılar size kapalı' demiş olsaydık, 170 bin insan sınırımızda aç duruyor olsaydı bundan utanç duymaz mıydık- Eğer böyle yapmış olsaydık tarihe, millete ve Allah'a nasıl hesap verirdik- Hangi değer insan canından daha yüksektir" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, bir devletin kudret eli olduğu kadar şefkat eli, güçlü olduğu kadar adaletli olması gerektiğinin altını çizerek, Türkiye'nin merhamet ve şefkatinin sadece kendi vatandaşlarına değil, tüm insanlığa karşı olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin sınır komşularına yönelik politikasının açık ve net olduğunu söyleyen Davutoğlu, Türkiye'nin siyasi sınırlara saygı gösterdiğini ama ekonomik ve kültürel ilişkilerde sınır tanımadığını kaydetti. "Bu sınırların hiçbirisi doğal sınırlar değil" diyen Davutoğlu, bu sınırların aileleri ve doğal ekonomik havzaları birbirinden ayırdığını dile getirdi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER