ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Parçalı Bulutlu
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 21 Mayıs 2013 Salı 10:52

Kadın kotasında sıkıntı kaybeden anneler


 Alman Hıristiyan Demokrat Birlik’te (CDU) kadınlara 2020 yılında denetim kurullarında yer verilmesi ile ilgili oylama kadın kotası taraftarlarının aleyhinde sonuçlanırken, uzmanlar talep edilen kotada annelerin hiç hesaba katılmadığı görüşünde.

Sosyoloji profesörü Hilke Brockmann, kadınlardan bahsedilirken annelerin gözden kaçırıldığı görüşünde. Bu konuda kadınların menfaati ile annelerin menfaatinin aynı kefeye konduğunu ifade eden Brockmann, çocuk sahibi olduklarından dolayı iş dünyasındaki şansları azalan annelerle çocuk sahibi olmayan kadınların parlamentodaki dağılımını araştırmış. Çıkan sonuç anneler aleyhine. Sebebi ise çocuksuz parlamenterlerin anneleri temsilden uzak olması.

Alman partilerinde gönüllü kadın kotası uygulaması ile sadece kadın parlamenter sayısı artmamış, Yeşiller ve Sol Parti gibi partilerde cinsiyetler neredeyse eşit derecede temsil ediliyor. Ancak bütün kadınların kotadan yararlandığı düşüncesi yanlış. Kadınların hepsi anne değil ama anneler parlamentonun yoğun çalışmayı gerektiren ortamı açısından mesleki dezavantaja sahip. İş başvurularında da genellikle kalitenin yanı sıra aralıksız meslek hayatı olanlar tercih ediliyor. İş toplantıları akşam vaktinde olduğundan çocuğun 18:00’e kadar yuvada olması da çözüm olmuyor.

Hıristiyan Demokratik Birlik ve Hür Demokrat Parti'den kadın milletvekilleri erkek meslektaşlarına kıyasla daha az çocuk sahibi olduklarını söylüyor. Annelerin parlamentodaki temsilinin ise çocuksuz kadınlar tarafından yapılabileceği düşüncesi hakim. İş dünyasının annelere göre esnek bir ortam sunmaması ise ailenin önünde büyük bir problem olarak duruyor. 2011 yılının aile raporu Almanya’da birçok kadının annelik yerine kariyeri tercih ettiğini gösteriyor. Uzmanlar annelerin iş dünyasındaki maddi dezavantajlarını da hesaplamış. Buna göre anneler her çocuk için yüzde 9 ila 18 arasında gelir kaybına uğruyor. Bu da kadınlara kota uygulanmasının annelere ayrımcılık anlamına geldiğini de ortaya koyuyor.

Kadın ve erkek oranlarının değiştirilmesi, kadınların ve bilhassa annelerin ekonomik ayrımcılık yaşadığını ve bu alanda değişikliklerin olması gerektiği gösteriyor. Uzmanlar eşitlenen oranın ve etkili pozisyonlarda olan kadınların artmasıyla toplumun daha ileriye götürülmesini ümit ediyor. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER