ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Sağanak Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Nisan 2013 Perşembe 16:46

Gül: 2014 için anayasa çalışmalarını beklemek lazım


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “2014’e doğru atmayı düşündüğünüz adımlar var mı?” sorusuna “Bir-iki ay beklemek lazım. Ondan sonra her şey belli olur kanaatindeyim." cevabını verdi.

Letonya ve Litvanya gezisinin sonunda gazetecilerle sohbet eden Abdullah Gül, 2014’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili planlarının sorulması üzerine şu cevabı verdi: “Önümüzde belli olan bir seçim takvimi var. Bir de anayasa çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede çeşitli düşünceler de var. Herhalde bir-iki ay içerisinde bunları görmek gerekir. Anayasada herhangi bir sistem değişikliğiyle ilgili bir adım atılabilecek mi? Veya ona gerek kalmadan anayasa üzerinde geniş bir konsensüs sağlanabilecek mi? Bunları görmek için herhalde çok az vakit kaldı. Ona göre bakmak lazım. Nihayette meclislerin çalışma takvimleri de ortada. Yazın en sıcak zamanında çok detaylı çalışmalar da yapılamaz. Bir-iki ay beklemek lazım. Ondan sonra her şey belli olur kanaatindeyim.”

“ÂKİL ADAMLARLA İLGİLİ POLEMİĞE GİRMEK İSTEMİYORUM”

Âkil insanlar listesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Abdullah Gül, polemiğe girmek istemediğini söyledi. Gül, şu ifadeleri kullandı: “Bunlar işin teknik tarafı. Onlara girersem ister istemez polemik konuları çok oluyor. İşin ana hatlarıyla ilgili ve çerçevesiyle ilgili görüşlerimi hep paylaştım. Toplumun her kesimi katılırsa faydalı olur, dedim. Bunlar benim pek karışmak istemediğim konular. Nihayet bunları yürüten bir hükümet var. Onun bileceği şeylerdir.”

Terör örgütü PKK üyelerinin yurtdışına çıkışı için yasal düzenleme taleplerine karşı dikkatli olunmasını isteyen Gül, şunları söyledi: “Mecliste yasal düzenleme konusu, bunlar hep enine boyuna düşünülmesi gereken şeyler. Burada atılacak her adımın neticeleri de var. Eminim ki bunları çok dikkatli bir şekilde hem hükümet hem de güvenlikle ilgili birimler düşünüyorlardır ve tavsiyelerini de yapıyorlardır.”

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürüldüğü iddialarıyla ilgili tartışmalara da değinen Gül, “Savcılar tabii ki iddialarda bulunuyor. Bütün bu konulardaki tereddütlerin giderilmesi tarihe saygının gereğidir. Türkiye’de çok tartışıldığı ve benden de açıkça talep edildiği için DDK’ya çalışma yaptırdım. Onların tavsiyeleri doğrultusunda kabir de açıldı. Adli Tıp raporlarını sundu. Muhakkak ki nihayet adli makamlar son sözü söyleyecektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Almanya’daki yangınların sebebinin de etraflıca araştırılmasını istedi. Neonazilerin 8 Türkü öldürdüğünün daha sonra ortaya çıktığını hatırlatan Gül, “Hiç tereddüde mahal bırakmayacak bir şekilde bu işlerin araştırılması ve ortaya çıkartılması lazım.” dedi. Gül, bu gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini belirtti ve bunların kaza olduğunu ortaya çıkmasını ümit ettiklerini de ekledi.

HaberTürk gazetesi köşe yazarı Amberin Zaman’ın işten çıkarılmasından haberdar olmadığını ifade eden Gül, “Basın özgürlüğü bir ülkenin en önemli ve övüneceği unsurdur. Bu konuda fikirlerimi her zaman açıkladım.” dedi. Gül, “Bir ülkenin basının ne kadar ilkeli ve özgürse; hesap verebilir şekilde kendilerine yapılan tenkitleri kabul edebiliyorsa o ülke için o kadar çok değer ifade eder.” diye ekledi.

“İPMARATORLUK” SÖZÜNE AÇIKLIK GETİRDİ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha önce yaptığı “imparatorluk refleksi ve özgüveni” açıklamasının da yanlış aksettirildiğini dile getirdi. Gül, şöyle konuştu: “Herhangi bir ülkenin toprağında gözümüz olmadığı gibi herhangi bir politikayı empoze de edemeyiz. Her ülkenin bir gururu vardır. Her milletin bir onuru vardır. Hele hele komşular, bizim eskiden beraber olduğumuz topraklardaki yeni ülkeler ve devletler söz konusu olduğunda çok daha fazla dikkat etmeniz gerekir. Dış politikada bunlar çok hassas meselelerdir. Kardeşiniz bile empoze ettiğiniz durum ortaya çıkarsa alınganlık gösterebilir.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bahsettiği imparatorluk özgüvenine “kendi sınırlarımız ve üniter yapımız içinde devraldığımız bir özgüven olmalı” diye açıklık getirdi. Gül, şöyle devam etti: “Kendi içimizdeki farklılıkları zenginlik olarak görme ve bunların hepsini sahiplenme olarak söyledim. Yerel yönetimlere daha çok yetki verilmesi derken bunları söylüyorum aslında. Nüfusumuz içerisinde çeşitlilik var. Bunların hepsini düşündüğümüzde koskoca bir imparatorluğun bakiyesidir Türkiye. Hepimiz bir kazanın içerisinde kaynamış vaziyetteyiz. Bunları zenginlik olarak gördüğünüz zaman tehdit olmaktan çıkar. Reel politikayı bilen, gören ve bunu daima dikkate alan bir insanım ben.” 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER