ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL29°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 14 Eylül 2013 Cumartesi 21:44

Görmez : Çin’deki ortak akrabalarımız sorun değil, köprü olmalı

Görmez : Çindeki ortak akrabalarımız sorun değil, köprü olmalı


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, kültürel ve manevi alanlarda Çin ile ortak akrabalarının olduğunu, ortak akrabaların iki ülke arasında sorun değil, bilakis her birinin iki ülke halkı arasında köprü olması gerektiğini söyledi.

Çin’deki resmi temaslarının son gününde Ningşia (Ningxia) Hui Özerk Bölgesi'nin merkezi Yinçuan'da (Yinchuan) Türk ve yerli basın mensuplarının sorularını cevaplayan Görmez, Çin ziyaretinin barış ve dostluğa hizmet etme gayesi taşıdığını ifade etti. Görmez ayrıca, Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği'nde görev yapmak üzere en kısa zamanda dini ve sosyal işlerden sorumlu bir müşavirin atanacağı müjdesini de verdi. Görmez, Yinçuan'daki Xihuan Camisi'nde Cuma Namazını Hui (Çinli Müslümanlar) Müslümanlarla beraber eda ettiğini ve bu hatırayı kalbinde, hafızasında önemli bir yere koyduğunu dile getirdi.

Ziyaretini değerlendirirken Görmez, ‘’Kültürel ve manevi alanlarda Çin ile ortak akrabalarımız var. Ortak akrabalarımız iki ülke arasında sorun olmamalı, bilakis her biri iki ülke halkı arasında köprü olmalı. Bizim çalışmalarımızın temel hedeflerinden bir tanesi bu. Hassaten altını çizmek istiyorum. Bizim ortak akrabalarımız, ortak dindaşlarımız asla iki ülke arasında herhangi bir soruna, herhangi bir ayrılığa gayrlılığa değil, bilakis, dostluğun, kardeşliğin daha da pekişmesine vesile olmasını diliyorum. Bizim çalışmalarımız hep bu yönde oldu, bundan sonra da bu yönde olacaktır.’’ dedi.

Cihan haber Ajansı’nın (Cihan), Çin ziyaretinin Uygur bölgesinden başlama sebebi yönündeki sorusuna ise Görmez, ilk Çin ziyaretinde Pekin ve Yinchuan bölgesine gittiğini, bu sefer ise Uygur bölgesindeki kardeşlerinin yanlış anlamamaları ve Türkiye’de de bir takım yanlış anlamalar ve yanlış algıların oluşmaması için ziyaretine Uygur bölgesinden başladığını dile getirdi.

Ziyaretinin başlangıç noktasını oluşturan Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’deki temaslarına değinen Görmez, ‘’Bölgede önemli görüşmelerimiz oldu. Sincan Uygur Özerk Bölgesi Valisi Nur Bekri’yle önemsediğimiz birçok konuyu görüştük. Sincan İslam Akademisi’ni ziyaret ettik. İslam Akademisi’nin müfredatının yenilenmesi, gelecek nesillere hitap edecek İslam dünyasıyla entegre olmuş bir yapıya kavuşması hakkında ve din eğitiminin sadece erkek öğrencilere değil, bayan öğrencilere de verilmesi konularını konuştuk. Erkeklerin doğru dini bilgiye sahip olması ne kadar önemliyse kadınların da doğru dini bilgiye sahip olması, bu dini eğitimi alabilmeleri de o kadar önemlidir. Bayan öğrenciler için de bir İslam Akademisi kurulması için istişarelerde bulunduk. Ziyaretimizin bölgede yankı bulması bizi son derece mutlu etti.’’ dedi.
‘’13 asır boyunca Hui Müslümanlarının, Uygur Müslümanlarının, Çinli Müslümanların ve diğer etnik grupların dini mabetlerini, inançlarını, dinlerini özgürce gelecek nesillere ulaştırmaları ve günümüze taşımalarında Çin medeniyetinin iradesini görmekten mutluluk duyduk.’’ diyen Görmez, ‘’Farklı inançları, kültürleri, dinleri birlikte yaşatmaya katkı sağlayacak irade konusunda, birlikte hareket etme noktasında biz her türlü işbirliğine hazırız. Bu konuda ihtiyaçlar olduğunu kendileri de bizlere söylediler. Ortak yayınlar yaparak, sadece klasik kitapları değil bu çağa hitap eden İslami kaynakların tercüme edilmesi konusunda da her türlü birlikte çalışmayı kabul ediyoruz.’’ diye konuştu.

ÇİN DİYANETİ YOLUYLA GELMEYENE BURS YOK-

Daha önce imzalanan protokol gereği Çin’den öğrencilerin Türkiye’de her seviyede eğitim almasına olanak tanınmasının ardından bu konudaki son gelişmelerin sorulması üzerine Görmez, Çin’den kendi imkanlarıyla değişik ülkelere okumak isteyen öğrencilerin varlığını bildiklerini ve kendilerine de böyle kişisel başvurular olduğunu hatırlatarak, kendilerinin kişisel başvurularla değil, ülkeler arasında sözleşmeler yağarak şeffaf bir şekilde kurumlar arası protokoller yaparak onlar kanalıyla öğrencilerin gelmesini benimsediklerini söyledi. Görmez, ‘’Bu bizim zorlandığımız bir konuydu. Onun için Çin Din İşleri’yle yaptığımız protokole böyle bir maddenin girmesinden mutluluk duyuyoruz. Bundan sonra kişisel çabalarıyla gelen öğrencilere diyoruz ki olmaz. Pekin’e gideceksin, Çin İslam Cemiyeti’ne başvuracaksın, onlar seçmelerini yapacaklar, bize isimleri bildirecekler, bizim arkadaşlar gidecek belki onlarla birlikte seçim yapacak başka ülkelerde olduğu gibi. Sonra onlar Türkiye’ye gelecek ve onlara burslarını vereceğiz kaç sene kalacaklarsa.’’ şeklinde konuştu.
Gerek İmam Hatip, gerekse lisans ve lisans ütü seviyede bu yoldan gelen öğrencilere yardımcı olacaklarını kaydeden Başkan Görmez, ‘’Dolayısıyla protokole böyle bir madde konmasından memnunluk duyuyoruz. Henüz buna ileri seviyede bir işlerlik kazandırdığımızı söyleyemem. Ama numune olabilecek birkaç öğrencimiz olmaya başladı.’’ diyerek, etnik kökeni ne olursa olsu bu sene en az 10-20 öğrenci beklediklerini dile getirdi.

KİTAP TERCÜMELERİ KONUSU-

Cihan’ın, Türkçeden Çinceye dini kitap tercümeleri konusundaki sorusuna ise Görmez, ‘’Dini yayınların tercümesi konusunda imzaladığımız protokolümüzde madde var. Kısa, orta ve uzun vadede çeşitli çalışmalar yapılabilir. Kısa vadede eğitim kurumlarının müfredatına yönelik ders kitaplarının tercüme edilmesi, Türkiye’nin ilahiyat birikiminden faydalanılması yerinde olacaktır. Orta vadede ise pek çok kitabın tercüme edilmesi, temel İslami kaynakların tercüme edilmesi yapılması gerekendir. Uzun vadede ise halk kitlelerinin rahatlıkla okuyup anlayabileceği, camilerde imamların cemaatine okuyabileceği İslami eserlerin tercümesidir.’’ şeklinde cevap verdi.

GÖRMEZ: TÜRKİYE’DEKİ ÇİNDEKİ İSLAMİYETLE İLGİLİ ESERLERİN ARTTIRILMASI LAZIM-

Türkiye’de, Çin’deki İslamiyet üzerine Türkçe eserlerin çok az olduğunu vurgulayan Görmez, bu konuyla ilgili kapsamlı tek bir eser olduğunu ve bunun da Türkçeye çevrilen ve Yahudi bir bilim insanına ait doktora tezi olduğuna dikkat çekti. Görmez, ‘’Çin’deki İslami eserlerin de Türkçeye çevrilmesi gerekmektedir. Biz pek çok kültürden kitaplar tercüme ettik. Çinceden çevrilecek İslami kitaplara ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum. Dünyadaki bütün zenginliklerini barındırmamız ve taşımamız önemli olacaktır. ‘’ dedi.

ÇİN’DE 50 BİN CAMİ –

Türkiye’nin diğer Arap ülkeleri gibi Çin’deki cami inşası yada tarihi camilerin restorasyonunu yapma gibi faaliyetleri olup olmayacağı yönündeki soruya verdiği cevapta Prof. Dr. Görmez, dünyanın değişik yerlerinde cami ve mabet yaptıklarını hatırlatarak, protokollerinde bunun da olduğunu ve görüşmelerde sürekli bunu gündeme getirdiklerini anlattı. Görmez, "Çin makamlarının ülkede 50 bine yakın cami olduğu söylediklerini ancak Çin’in bazı bölgelerindeki cami ve mescitlerin günümüz gençleri ve bugünün insanına hitap etmede zorlandığını da müşahede ediyoruz.’’ dedi. Çin’den bu yönde talep gelmesi halinde gerekli katkıyı yapacaklarını kaydetti.

İPEK YOLU VESİLESİ-

Görmez ziyaretini değerlendirirken, ‘’Buradaki Müslümanların 13 asır kendi ibadethanelerini, dinlerini korumuş olmaları mutluluk vericidir. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar varoluş mücadelesi verirken burada Hui, Uygur, Han ve diğer etnik kökene ait Müslümanların var olması son derece önemlidir. Bundan sonra yapılacak olan İslam dünyasıyla entegre olarak, İslam dünyasında olup bitenlerden haberdar olarak ve iyi ilişkiler geliştirerek gelecek kuşaklara nasıl bir İslami yaşam modeli bırakılması konusunda çalışmalar yapılmalıdır.’’ ifadelerini kullandı.

Görmez ayrıca, ‘’Doğrusu Çin medeniyetinin, Çin ülkesinin bu ayrıcalığı sadece kadim tarihe ait değil, bizim son yıllarda şahit olduğumuz, bu iradenin yeni dönemlerde de var olduğu, hem özgürlükleri geliştirmek açısından hem de bu çok dinli yapıyı daha ileri aşamalara götürmek için niyet ve irade içinde olduğunu görmekten mutluluk duyuyoruz. Son yüzyılda elbette kapalı dönemler olmuştur. Ama geleceğe daha emin adımlarla yürüyebilmek için bu çok dinli, etnik yapıyı koruyabilmek için özgürlüklerin önünü açmak ve dünyayla daha entegre olmak için çaba içinde olduklarını görmekten mutluluk duyduk. Ayrıca diğer Müslüman ülkelerle de işbirliklerini geliştirdiklerini biliyoruz.’’ Diyerek, tarihte ipek yolu nasıl iki ülke halkını birleştirdiyse şimdi de halklarımız arasında gönül köprüleri olmasını diliyorum.’’ değerlendirmesi yaptı.

Bugünkü temaslarında Ninşia İslam Akademisi'ni de ziyaret eden Görmez, Çin'deki temaslarını tamamladı ve gece yarısı Türkiye’ye hareket edecek.





 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER