ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL18°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 23 Ocak 2013 Çarşamba 17:31

"Batı'nın Suriye sessizliği ikiyüzlülük"


 İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Mali'deki olaylara hemen müdahale eden Batı'nın Suriye'ye sessiz kalmasını eleştirdi. İhsanoğlu, Suriye krizinde müzakereler yoluyla çözüm elde edilemese de bundan başka çarenin bulunmadığına dikkat çekti.

Dini hoşgörüsüzlük ve ayrımcılıkla mücadelenin ele alındığı üst düzey toplantıya katılmak için Londra'da bulunan İhsanoğlu, burada Türk gazetecilere açıklamalarda bulundu

“Mali’deki çatışmalara hemen müdahale eden Batı’nın Suriye’de hala sessiz kalması ikiyüzlü davranış sergilediğini göstermiyor mu?” şeklindeki bir soruya İhsanoğlu, “Bu aşikardır. Maalesef uluslararası camianın hiçbir zaman tutarlı davranmadığını gösteriyor değişik örnekler.” şeklinde cevapladı.

MÜZAKEREDEN BAŞKA ÇARE YOK

Batı’nın çelişkili tutumunu daha önce söylediği bir sözü hatırlatarak açıklayan İhsanoğlu, “Uluslararası camia Suriye’de nelerin yapılmaması konusunda ittifak halindedir. Ve neler yapılması hususunda ittifaksızlık halindedir.” diye konuştu.

“Suriye maalesef uluslararası camianın aczi karşısında kan kaybetmeye devam ediyor.” diyen İhsanoğlu, her gün çok sayıda insanın ölmeye devam ettiğini ve birçok insanın evinden yurdundan tehcir edildiğine dikkat çekti.

Siyasi girişimleri desteklediklerini fakat maalesef bu yolla henüz bir sonuç elde edilemediğini hatırlatan İhsanoğlu, “Fakat bundan başka çaremiz de yok. Savaş çare değildir, savaş felaketleri artıran bir karardır. Biz barıştan ve müzakerelerin yürütülmesinden yanayız. Herkesin biraz daha fedakarlık yaparak bir orta noktada buluşmasını temenni ediyoruz. Bunu da Suriye Özel Temsilcisi Ahdar İbrahimi’nin yapabileceğine inanıyoruz.” dedi.

İSLAM VE TERÖRÜN BİR ARADA KULLANILMASINA TEPKİ

Mali’deki krizin şu anda İİT’nin ilk gündem maddesi olduğunu belirten İhsanoğlu Burkina Faso dışişleri bakanını bu konuda özel temsilci olarak atadığını ifade etti. İhsanoğlı, İİT’ye bağlı bir heyetin bölgede devamlı hareket halinde olduğunu belirtti.

“İngiltere başta olmak üzere Batı’nın hala terör ve İslam’ı birlikte kullanmaya devam etmesini görüşmelerinizde gündeme getiriyor musunuz?” sorusuna İhsanoğlu, “Bu konuda uzun yıllardan beri çalışıyoruz. Terör uluslararası bir hadisedir. İrlanda’da hala terör hareketleri görüyoruz. Terör maalesef insanlığın afetidir. Terör dinle, ırkla, kültürle alakası yoktur. Bunun kabul edilmesi veya herhangi bir dinle bağlantısının kurulması kabul edilemez. Mesela Norveç’te yaşanan hadisenin Hristiyanlıkla bir ilgisi var mı? Mali’deki hadiselerde de İslam'ı kullanıyorlar ve bu kesinlikle kabul edilemez.” diye cevapladı.

Londra temasları çerçevesinde Prens Charles ile de görüşeceğini ifade eden İhsanoğlu, Prens Charles’ın İslam dünyasıyla yakından ilgilenen bir şahsiyet olduğunu ve İngiltere’deki İslami çalışmaları teşvik ettiğine dikkat çekti. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, Londra temasları çerçevesinde İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ile de görüşmesi bekleniyor.

ARAP BAHARI KIRGIZİSTAN'DA BAŞLADI

Kahire’de Şubat ayı başında yapılacak İİT zirvesine ilişkin açıklamalarda da bulunan İhsanoğlu, bu zirvenin tüm İslam dünyasını kasıp kavuran büyük değişimlerin yaşandığı bir zamanda yapılacağının altını çizdi. İhsanoğlu, bu değişim rüzgarında birçok ülkedeki diktatörlüklerin yıkıldığını hatırlatarak, bu zirvede İslam dünyasında yaşanan problemlere ilişkin düşüncelerin ortaya konulmasını istediklerini vurguladı.

Batı ve Arap dünyasının, ‘Arap Baharı’ diye adlandırılan hadiselerin Tunus’ta başladığını iddia ettiğini kaydeden İhsanoğlu, “Halbuki ben bunu Kırgızistan’dan başladığını düşünüyorum. 2010 senesinin baharında bu ülkede bir halk ayaklanması oldu ve oradaki diktatöryal rejim yıkıldı. Kırgızistan’daki bu olay, İslam dünyasındaki ilk halk ayaklanmasıdır. Halkın demokrasi yönündeki taleplerini yüksek sesle ortaya koyduğu bir hadisedir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

İhsanoğlu, Tunus’taki yaşanan hadisenin Kırgızistan’daki halk ayaklanmasının bir devamı ve parçası olduğuna dikkat çekerek, “Şimdi Mali’de yaşanan hadiseler de münferit hadiseler değildir. Afrika’nın farklı yerlerinde bu tür hadiselerin devamı yaşanacaktır.” diye konuştu.

Bu tür terör ve şiddet olaylarını icra etmede dinin bir meşruiyet kaynağı olarak kullanıldığını da sözlerine ekleyen İhsanoğlu, “Burada siyaset ve din arasındaki çizginin net olması lazım. Eğer siyaset dini kullanırsa veya din siyaseti kullanırsa sıkıntıdayız. Günümüz İslam dünyası için en istenmeyen senaryodur kanaatimce. Bu tehlikeli bir mecradır.” dedi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER