ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Yağışlı
DÜNYATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 29 Mayıs 2013 Çarşamba 21:51

"Avrupalılar Ortadoğu'da diktatörlerin gitmesini istemiyordu"


Tunus Cumhurbaşkanı Munsif el-Merzuki, Avrupalıların Arap Baharı öncesinde, yerlerine İslami rejimler geleceği endişesiyle Ortadoğu'daki diktatörlüklerin devrilmesini arzu etmediklerini ve yönetim krizlerini anlayamadıklarını söyledi.

Merzuki, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) tarafından düzenlenen konferansta, Tunus'ta devrim sonrası dönemi değerlendirdi.

1990'larda kaleme aldığı bir kitapta, 21. yüzyılda Arap devrimleri olacağını öngördüğünü belirten Merzuki, "Ben bunu yazdığımda birçok kişi benimle alay etti. Bu devrimler gerçekleştikten sonra ise müneccim olduğumu düşünmeye başladılar" diye konuştu. Merzuki, 20. yüzyılın sonunda Arapların pek çok konuda sürekli olarak krizler yaşadığına işaret ederek, şunları söyledi:

"Bu krizlerden sonra devrimle karşılaşmaları kaçınılmazdı. Ülkelerin ortaya koydukları politikalarla, diktatör rejimlerinin devam etmesi mümkün değildi. Devletin ve kaynaklarının belli kesimler tarafından sömürülmesine şüphesiz müsaade etmeyeceklerdi. Kitlelerin zekası bireylerin zekasından daha fazlaydı. Bunun için zaman beklendi ve uygun zaman geldiğinde kitlesel zeka harekete geçti."

"Batılılar krizi anlayamadı" 

Merzuki, Fransa'da bulunduğu süre zarfında Batılıların Arap ülkelerinde yaşanan krizi anlayamadıklarına tanıklık ettiğini kaydederek, Avrupa'da birçok düşünce kuruluşu bulunmasına rağmen geleceği öngöremediklerini ve adeta "körleştiklerini" belirtti. Avrupa'nın gerek bilgi anlamında gerek duygusal anlamda yanılgıya düştüğüne işaret eden Merzuki, "Diktatörlerin gitmesini istemiyorlardı. Çünkü biliyorlardı ki, diktatörler giderse yerine İslami rejimler gelecekti" ifadelerini kullandı.

Merzuki, Tunus'ta ve Arap dünyasında yaşananların demokratik bir devrim olduğunu ancak Avrupalıların buna inanmadığını belirterek, Avrupa'nın Arap dünyasına demokrasinin yerleşmesini istemediğini vurguladı.

"Gerçekler bir zamanlar rüyaydı" 

Bir halk devriminin başarısının zamana bağlı olduğunu ifade eden Merzuki, şu değerlendirmede bulundu:
"Devrimler yüzde yüz başarılı olacak diye bir kural yok. Yani bizler öncelikle karamsar mı düşünmeliyiz yoksa her şeyi toz pembe mi görmeliyiz? Bence objektif olmalıyız. Kendimizi her şeye hazırlamalıyız ve bu çerçevede hareket etmeliyiz. Aşırı iyimser dediğimiz modellerin peşinde koşmalıyız. Unutmayalım; 'Gerçekler bir zamanlar rüyaydı' diye bir söz var. Ama sadece yöneticilerin değil, herkesin bu rüyayı görmesi gerekiyor."

"Eski tamamıyla ölmedi" 

Merzuki, Tunus'u çok kısa bir süre içerisinde dengeli bir ülke haline getirmeleri gerektiğini belirterek, "Eski tamamıyla ölmedi, yeni tamamıyla doğmadı. Şu an bir geçiş sürecindeyiz. Eski ve yeni arasında büyük bir çatışma söz konusu. Yakın zaman içerisinde anayasamızı ve seçimleri tamamlamış olacağız. Geçiş sürecinin uzaması Tunus'un aleyhinedir" şeklinde konuştu.

Merzuki, demokratik ve şeffaf bir devlet arzuladıklarını kaydederek, "Halk iki şey istiyor. Biri özgürlük diğeri ise kalkınma. Tek başına özgürlük, zaman içinde yetmeyecektir" diye konuştu.

"Karşı devrim istiyorlar" 

Selefilerin içinde radikal olanların devrim için tehdit oluşturduğunu dile getiren Merzuki, şu an devrim karşısında kendini başarısız hisseden bu kesimlerin karşı devrim yapmak istediğini ancak halkın çoğunluğunun ılımlı olduğunu ve sivil devleti arzu ettiğini, ülkede hangi kılıfla olursa olsun diktatörlüğe dönüş olmayacağını söyledi.

Tunus Cumhurbaşkanı Merzuki, bir soru üzerine, Tunus ordusunun hiçbir zaman siyasete bulaşmadığının altını çizerek, "Devrim olduktan sonra da ordu halkın yanında yer aldı. Ordunun bir itibarı vardır. Ancak kolluk güçlerinin şu an imajının çok da iyi olduğunu söyleyemeyiz. Buna karşın eskiye göre daha iyi durumdalar" şeklinde konuştu.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER