ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL28°C
Az Bulutlu
AJANSTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Şubat 2013 Pazartesi 14:29

Vakkasoğlu: Gençlik insan hayatının en kritik anı

Vakkasoğlu: Gençlik insan hayatının en kritik anı


Eğitimci - yazar Vehbi Vakkasoğlu, gençliğin insan hayatının en kritik anı olduğunu ifade ederek, “Bu dönemde insan hayırda da, şerde de büyük mesafeler alabilir. Gençlik, kontrolsüz ve gelişi güzel geçirilen bir dönemin adı olmamalıdır."

Kırıkkale Eğitimciler Derneği’nin düzenlediği ‘Günümüz Gençliği Nasıl Olmalı’ seminere katılan eğitimci yazar Vehbi Vakkasoğlu, Kırıkkale Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerde konuştu.Vakkasoğlu, gençliğin eğitimle en üst seviyeye çıkartılacağını ifade etti. İnsan hayatının en verimli çağı gençlik çağı olduğunu belirten Vakkasoğlu, “Gençlik, kişinin enerji dolu ve hareketli olduğu en dinamik çağıdır. Gencin yaşadığı biyolojik değişimin etkileri, psikolojik ve sosyolojik alanlarda da görülür. Dinçlik, zindelik, çeviklik, aktiflik, canlılık, heyecanlılık, delikanlılık, yiğitlik, mertlik, duygusallık, hızlılık, acelecilik, acemilik, tecrübesizlik bu dönemin en belirgin özelliklerindendir. Ergenlik dönemi için ‘Yeniden doğuş’ diyen psikologlar olmuştur. Çünkü bağımsız bir kişilik sahibi olma, toplumdaki yerini ve rolünü öğrenme tam olarak bu dönem içerisinde gerçekleşir.” dedi.

Gençliğin insan hayatının en kritik anı olduğunu ifade eden Vakkasoğlu, “Bu dönemde insan hayırda da, şerde de büyük mesafeler alabilir. Gençlik, kontrolsüz ve gelişi güzel geçirilen bir dönemin adı olmamalıdır. Günümüz gençliği, sigara, içki, uyuşturucu, kumar, zina ve tüketen, gösterişe, zevke, eğlenceye, oyuna, modaya uyan, paylaşmaktan uzak, ben merkezli, kendi değerlerine yabancı, çevreye karşı duyarsız kalmak gibi bir kişiliğe sahip olma tehlikesiyle yüz yüzedir. Gençliğin değerinin bilinmesi, her türlü kötü ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, Allah’a karşı olan kulluk görevlerini yerine getirmek, ailesi ve topluma karşı sorumlulukları yerine getirmekle mümkün olur. Gençlerimizin tutarlı, dürüst, iyi niyetli, ailesine, milletine ve insanlığa faydalı kişiler olması için; onların maddi imkânlarını düşündüğümüz gibi; çocukluktan itibaren manevi açıdan da iyi yetişmesi için gerekli tedbirleri almalıyız. Gençlik, huzur ve barış toplumu oluşturmanın geleceğe ümitle bakabilmenin ve milletlerin bekasının teminatıdır. Gençlik çağının başı olan ergenlik, dini açıdan sorumluluğumuzun başladığı dönemdir. Onun için, varlık sebebimizi, niçin yaratıldığımızı, nereye gideceğimizi, kısacası hayatımızı sorgulamalıyız.” diye konuştu.

Günümüz gençliğinin en önemli sorununun 'yaratılış gayesinden habersiz olması' olduğunu vurgulayan Vakkasoğlu, “Allah, 'gençliğini Allah’a itaatle arzularının peşinden gitmeyen, haramlardan kaçınan geçiren genci beğenir, sever’. Bu öyle bir müjdedir ki, insanın tüm sevdiklerinden, beğenisini kazanmak istediği bütün şahıslardan daha değerli, daha yücedir. Hz. Peygamber (sav) gençleri zina ve fuhuştan korumak ve kurtarmak için onlara şu tavsiyede bulunmaktadır: 'Gençler, sizden gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek, gözü harama karşı korur, namusunu, iffetini muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun, çünkü oruç şehveti kırar.’ Maalesef günümüzde gençler; bir kısım film, gazete, dergi, televizyon, bilgisayar, internet ve benzeri iletişim vasıtalarıyla ahlâkî ve manevî değerleri zedeleyici şekilde yönlendirilmektedirler. Gençler, kötü arkadaşlıkların ve alışkanlıkların edinildiği mekânlardan uzak durmalı, buna karşılık iyi arkadaşlar edinmelidir. Kötü alışkanlıkların sebepleri arasında bilgisizlik manevi boşluk inanç zaafı eğitim zafiyeti aile yapısındaki bozukluk, geçimsizlik, özenti gibi muhtelif sebepler sayılabilir. Başta sigara, içki, uyuşturucu, kumar olmak üzere birçok kötü alışkanlıklar gençlik döneminde edinilir. Bu açıdan anne ve babalar çocuklarına çok dikkat etmeli, onları kötü alışkanlıklardan korumalıdır." şeklinde konuştu.

Peygamber Efendimizin (sav) sahabelerinin büyük çoğunluğu genç olduğunu hatırlatan Vakkasoğlu, “İlk Müslümanlardan cennetle müjdelenen on kişiden tamamı gençlerden meydana gelmiştir. Bedir ve Uhud ashabı genellikle gençlerden oluşmuştur. Kırkıncı Müslüman Hz. Ömer (ra), İslam’la şereflendiğinde 33 yaşındaydı. Sahabe arasında hadis, fıkıh ve tefsir alanındaki derinlikleriyle temayüz eden Abdullah bin Ömer, Abdulah bin Abbas, Abdulah bin Zübeyr, Abdulah bin Amr bin As (ra) genç âlimlerdi. Medineli Ensar arasında kendilerine kurra hafızlar denilen 70 genç vardı. Tabii ki Bilal, Ammar, Yasir gibi çok sayıda genç sahabî vardı. Hz. Peygamber'in (sav) çok sevdiği torunları, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (ra) Efendimiz (sav) tarafından Müslüman gençliğe model gösterilmiş ve ümmete 'cennet gençlerinin efendileri' şeklinde takdim etmiştir. Peygamberimiz (sav) gençlere çok değer verirdi.” dedi.
 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER